Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bay Riyad Al-Shakfa, Sen Müslüman Mısın, Yoksa Siyonist Mi...?
Nureddin Şirin
nureddin{x}velfecr.com Dikkat! E-mail için {x} yerine @ işaretini yazınız.
07 Mayıs 2012 Pazartesi Saat 10:47

Kendisini "Müslüman", hatta, "İslami bir hareketin lideri" olarak gösteren bir kişinin, emperyalizm ve siyonizmin sözcülüğünü nasıl yapabildiğini görebilmek için, Suriye İhvan lideri Riyad Al-Shakfa’nın, Ankara’da bir konferans sırasında, cihan haber ajansına verdiği röpörtajdaki ifadelerine bakmak yeterlidir sanırım.

Ortadoğu’daki ayaklanmaların İran İslam Cumhuriyeti’ne de yayılmasını arzuladığını belirten Shakfa, İran’da ayaklanmaların gerçekleşmesiyle “İslam baharı”nın başlayacağını ileri sürdü.

Emperyalizm ve siyonizmin yıkabilmek için askeri, siyasi, diplomatik, ekonomik her yola başvurduğu “İslami direniş ekseni”nin yıkılmasını nasıl arzuladığını“Suriye’deki devrimin başarısı bütün bölgede ciddi değişikliklere yol açacaktır. Bu sayede İran, Irak, Suriye üzerindeki Hizbullah ittifakının beli kırılacak ve bölge böyle bir beladan kurtulmuş olacaktır” sözleriyle dile getiren Shakfa içindekini böyle kustu…

Sayın Shakfa, ne diyelim sana ve senin gibilere…?

Niçin yoruluyorsun, git Washington veya Tel Aviv’e, sana bir generallik rütbesi versinler artık! Gururla taşırsın bu rütbeyi; madalya da alırsın, yapacağın üstün hizmetler için…!

Sevinsin Amerika! Sevinsin İsrail….

Senin gibi bir yoldaş bulduktan sonra, kadehlerini de tokuştursunlar artık…!

Senin o yüzüne baktığımda, İbn-i Ziyad’ların, Şimr ve Hermele’lerin nasıl bir yüzü olduğunu anlayabiliyorum!

Alçalmanın ve ihanetin de bir sınırı olabileceğini düşünürdüm…

Ne kadar da yanılmış meğer….

Demek bölge, “İran ve Hizbullah belası”ndan kurtulacak öyle mi?

Mengahem Begin'ler rahat uyusun mezarında…

Rabin'ler de öyle…

Şaron iyileşsin kalksın artık…!

Netenyahu’lar, Olmert’ler, Barak’lar, Livni’ler bayram yapabilirsiniz artık…!

Bush’lar, Rumsfeld’ler, Clinton’lar, ABD’li generaller, sevinçten uçabilirsiniz artık..!

Çok doğru söylüyorsun Sayın Shakfa, bölgede büyük bir bela var; ama o bela, haçlı emperyalizmi ve siyonizmdir; emperyalizmin sadık işbirlikçileri, kuklaları ve uşaklarıdır…

Tabi bu bize göre böyle…

Haçlı emperyalizminin İslam ülkelerine kurduğu üsleri, limanlarına demirlediği savaş gemileri, gerçekleştirdiği işgal, soykırım, katliam ve cinayetleri senin gibiler için niçin “bela” olsun ki…???

İslam ümmetinin yer altı ve yerüstü zenginliklerinin talan edilmesi, haçlı emperyalistlere peşkeş çekilmesi, ümmetimizin esaret ve zillet çukurlarına gömülmesi senin gibileri niçin rahatsız etsin ki...???

Filistin işgal altında, Kudüs, El Aksa işgal altında…

Senin neyine ki…?

Amerika-İngiltere-İsrail Şeytan Üçgeni’nin yapıp ettikleri senin için “bela”olmaz zaten…

Sana göre sadece “direniş ekseni” beladır; Amerika, İsrail, İngiltere değil elbet, kendilerini İslam ve Ümmete feda edenler, işgal altındaki İslam toprakları kurtulsun, Kudüs’ümüz, Aksa’mız özgür olsun diye, göğüslerini emperyalizm ve siyonizmin namlularına siper edinenler beladır…!!!

Hz. Seyyidüşşüheda, Kerbela’da Yezid ibn-i Muaviye’nin Peygamber ehl-i beytinin kanına susamış askerlerine “Ey Ebu Sufyan’ın oğullarına uyanlar! Eğer Allah’tan korkmuyor, ahrete inanmıyorsanız, bari hür insanlar olun!”diye seslendiğinde, her şeye rağmen insanda bir “onur” kırıntısı olur diye düşünmüştü….

Ama sende “onur” denen değerin bir kırıntısı bile yok….!!!

İmam Hüseyin'in başı Şam Sarayı'na götürüldüğünde, Yezid nasıl da sevinçle"keşke şimdi atalarım sğ olsaydı da bu durumu görseydi" demişti ya... Bedr'in intikamını almışlardı artık...

Meğer sen de aynı intikam hırsıyla yanıp tutuşuyormuşsun...!

Ne kadar da benziyorsunuz birbirinize....

Tarihe bazen kuşkulu bakmışımdır hep….

Yazılanların hepsi gerçekten de doğru olabilir mi diye….

Ben-i Ümeyye’nin askerlerinin Medine’yi talan edip ashabın hanımlarının ırzlarına bile saldırabileceklerini inanmakta zorlanmıştım.

Kabe’nin mancınıklarla ateşe verilebileceğini düşünmek ne de zordu…

Yaşadığım zamanda senin gibilere aşina olduktan sonra, artık hiç kuşkum kalmadı….

Meğer tarih nasıl da tekerrür edermiş yine…

Aynı karakterler gelip inerler yaşadığımız bu zamana…!

Ne fark eder ki, ha İbn-i Ziyad, ha sen….!

Birinin adı Şimr, berikinin adı Shakfa…

Meydanı boş buldun öyle mi….????

O kusmukları yersin bir gün….

Ve yedirirler sana….

Çünkü bu dünya, onurlu insanlardan boş kalmadı, hiçbir zaman kalmayacak da…!

Ya Allah’ın gayreti….?

Gayretullah’ın ne anlama geldiğini yakında hep birlikte göreceğiz….!!!!

Bu yazı toplam 3824 defa okundu.
Yorumlayan:
mesut arabaci
Tarih:09 Mayıs 2012 Çarşamba Saat 17:36
hizbullah ve iran
hizbullahin lideri her kendi tv-kanalinda suriyedeki müslümanlarin hayirli kiyamini kücüseyip asagilamakta, ve bunlarin arkasinda amerika oldugunu idda etmekte. iran ise suanda suriye rejimine dolayli olarak asker ile desteklemekte, bunlara ragmen sirin kardes neye dayanarak hizbullahi ve irani destekliyor. bunun cevabini duymak isterim kendisinden.
Yorumlayan:
mesut arabaci
Tarih:09 Mayıs 2012 Çarşamba Saat 17:22
hizbullah ve iran
hizbullah ve iran suriyedeki ayaklanmalar basladigindan beri, taraflarini acik bir sekilde bessae esad tarafinda oldugunu göstermislerdir. buna ragmen sirin nasil oluyorda bunlari savunabiliyor dogrusu anlamis degilim. bunun aciklamasini sirin'den bizzat talep ediyorum.
Yorumlayan:
Tükmen Beyi
Tarih:08 Mayıs 2012 Salı Saat 22:40
Yorumunuz kriterlerimize uymadığı için yayınlanmamıştır.
Yorumunuz kriterlerimize uymadığı için yayınlanmamıştır.
Yorumlayan:
Türkmen Beyi
Tarih:08 Mayıs 2012 Salı Saat 20:22
Yorumunuz kriterlerimize uymadığı için yayınlanmamıştır.
Yorumunuz kriterlerimize uymadığı için yayınlanmamıştır.
Yorumlayan:
yavuz selim
Tarih:08 Mayıs 2012 Salı Saat 19:02
Yorumunuz kriterlerimize uymadığı için yayınlanmamıştır.
Yorumunuz kriterlerimize uymadığı için yayınlanmamıştır.
Yorumlayan:
Hak Arayan
Tarih:08 Mayıs 2012 Salı Saat 12:54
Ben okumadım ve duymadım...
Nurettin Şirin'in suriyedeki katliamları onaylayan bir yazısını okumadığım gibi burada da buna bir atıf bulamadım.öncelikle olaylara nasıl baktığımızın önemli olduğuna inanıyorum.suriyede çıkan olayların bu safyaha gelmiş olmasının temelinde çift başlılık olduğunu görmemek için cahil olmak gerek.yeryüzündeki en donanımlı İslam Ordusu olan Hizbullahı köşeye sıkıştırmak için hem esed hem de muhalifler kullanılmakta suriyede.müslüman halkın başına gelenlerin sorumlusu esed gibi gösterilse de sözde muhaliflerin israil sözcüsü gibi konuşmaları herşeyi gözler önüne seriyor.irana planlanan saldırı sonrası müstekbirlerin iki cephede birden savaşmaya yürekleri yetmeyecek. bu nedenle suriye meselesi Nato ve natonun maşaları tarafından çözülecek! olan yine müslümanlara olacak.bu nedenle gerek Al-Shakfa'nın ve gerekse karadavinin çıkarttığı cırtlak sesleri iyi değerlendirmek lazım.yoksa suriyede müslüman kanını dökenlerin aylardır neyi beklediklerini izah edemezsiniz.En iyi tuzak kuran ALLAH'dır.
Yorumlayan:
hasan mensur
Tarih:07 Mayıs 2012 Pazartesi Saat 14:32
n şirin
n şirin suriye halkına karşı kan kusucu makaleleri tüm hızıyla devam ediyor suriye hedef tahtasında 100 bine yakın baba esad ve oğul esadın düktüğü suriye halkınının kanı fazlasıyla yaralı fazlasıyla zindanlara tıkamış durumda yaşlı ihtiyar erkek bayan ayırımı yapılmaksızın mazlum halka yapılan zulme kulağını tıkayanlara aynı kıbleye yünelen insanlara sırtını dünen zalimlerden yana tavır takınan gözleri görmez kulakları işitmez kalpleri duymaz oldu yetmiyormuş gibi mazlumları zalim zalimleri mazlum yerine koyarak oklarını zalimlerle birlikte mazlumlara fırlatmakta şimdiki zalimlerin ölüm makineleri altında can verenmi hüseynidirler yoksa yoksa esad ve ekranlarımı huseynidirler bu iftiralar seni nereye kadar gütürür bilmem siyasi ve stratejik menfaatler uğruna nereye kadar bir makalende allah aşkına direniş lehinde olsaydı?malesef?o zaman suriye halkı bu katliamları hak ediyor? oğul esad sen öldürmeye nurettin şirinde kılınçtan keskin kalemiyle de yazmaya devam etsin zalimleri ihya ets
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI