Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
En Acil Konu Din Eğitimidir
Fazlı Kayaduman
17 Nisan 2011 Pazar Saat 11:56

 Bu ülkede marjinal olmalarına rağmen, sürekli “gürültü – patırtı” çıkararak, yüksek bir sese sahip olma imajını verebilen kesimler vardır.      

Yüksek tonla, gürültü çıkarmada mahir olan bu kesimlerin başında ateist  (Allah tanımaz)’ler gelir.

İtiraf etmeliyiz ki,

Bunlar, medya iletişim araçlarını, gayet pervasız ve sinsice; emelleri doğrultusunda kullanmakta mahirdirler.

Sonuçta,  İster Alevi kökenli olsun, ister Sünni kökenli olsun, ateistler bu topraklar da en azınlık kesimdir. Bunların oranı, yaklaşık, % :1’ler civarında bile değildir.

Din Eğitimine karşı çıkma” olayı, aslında bu ateist düşünce savunucularının yeni bir taktiğidir;

 

Bunların esas amacı,  İslami dirilişi tökezletmek gayesi ile İslami Eğitimin yaygınlaşmasını önlemek” tir,

Müslümanları, mevcut duruma “razı olmaya zorlamaktır.”

“Ve ölümü gösterip, sıtmaya razı kılma”  taktiği güdülmektedir.

Bugün verilmekte olan, sözde “Dini Eğitim” de; zaten içerik olarak “Allah’ın Dini” yok gibidir.

Bugün Din Eğitimi adı altında; Sosyoloji, Psikoloji, Hukuk, Atatürk ilkeleri İnkılâp Tarihi,

Trafik, Antropoloji, Sanat Tarihi, Yurttaşlık Bilgisi ve Felsefe verilmektedir!...

Zira mevcut ders, zaten,

12 Eylül’ün bir ürünü olup, 28 Şubat’ın da onayından geçmiş ve okutulmasına onay verilmiştir.

Yanı,   Seküler Rejim’in, bu en rijit güçleri tarafından konulmuş ve onay almış bir derstir!

 Kısacası mevcut Dini Eğitim,  Müslümanlar için, hiçte artı bir durum değildir!

 

Kim, ne derse desin…

Ülkemiz insanı, eğitim alanında;

Mecburi ve sade bir Din Eğitimine aciliyetle ihtiyaç hissetmektedir!

Öncelikle, küçük yaşta ki çocuğumuzu, Helal- Haram, Hak- Batıl, Allah İnancı ve Ahiret Korkusu ile tanıştırmadığımız takdirde; çocuğumuzun bellek yapısında ki hayatın

Sosyo-Psikolojik oluşumları kısır kalacaktır.

Bu kısırlılık öncelikle sorumluluk duygusunun gelişimini engelleyecektir.

Sorumluluk duygusu gelişmemiş çocuklar;  vurdumduymaz, sınır tanımaz ve hırçın bir yapıda olurlar!

Ve bu çocuklar bir kaos yaşarlar!

Zira bu çocuğun belleğinde,  varoluş gayesinin parametreleri yoktur.

Varoluş gayesinin parametreleri olmayan insanlar için hayat bir hiçtir.

Ve hiçlik, ateizmin ta kendisidir.

Ateizm ise, tek başına buhran, felaket ve kaos demektir!

Ve bu, şu demektir ki,

“Dini bir eğitim almamış çocuk, her türlü felaketin müsebbibi olmaya namzettir!”

Ünlü İngiliz Filozofu Herberi Spenseri, “Dini Ahlakın yok olması kadar büyük bir felaket yoktur !” diyor.

Avrupa gençliğinin hali gözler önündedir!

Hippilerden, dazlaklardan tutun da şeytana tapanlara kadar;  

Bu gençliğin hali pür melaldir…

Anne, Baba sevgisi”diye bir kavram, bunların belleklerinde gelişmemiştir.

Dolayısı ile huzurevleri tıklım tıklımdır.

Bunu bilen anne-baba adayları, çocuk yapmaktan vazgeçmişler.

Çocuklar yerine, kedi –köpek beslemektedirler.

Parklar ve bahçeler, kedi köpek gezdiren insanlarla doludur.

Avrupa ülkelerinde genç nüfus, asgari düzeye düşmüş;

 Ve bu ülkeler, erime, yok olma felaketi ile karşı karşıya kalmış durumdalar!

Bu gün ülkemiz okullarında verilmekte olan, Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi dersinin, Allah’ın Dini ile fazla bir ilgisinin olmadığı bilinmektedir.

Ve çocuklarımızın, “Allah’ın Dini’ni olduğu gibi” verildiği, yeni bir Din Eğitimine aciliyetle ihtiyaçları vardır!

Bu konu boşluk kaldıracak bir konu değildir…

Ve acilen,

“ Okullara, sırf Allah’ın Dinini veren, yeni bir ders konmalıdır.”

Ve mecburi olması elzemdir.

Zira pedagojik bir birikime sahip olan herkes bilir ki, bu yaşta ki bir çocuğun davranışlarında duygusallık ön plandadır.

Öğrenmek hafıza için bir disiplindir.

Disiplin nefsin hoşuna gitmez. Çocuk disiplini isteyerek tercih etmez.

Bu yaşta ki çocuğun tercihine bırakırsanız; bırakınız Din Eğitimini, Türkçeyi bile öğrenmek istemeyecektir.

İlköğretim 1.Sınıftan başlamak üzere, başta “Allah – peygamber” sevgisi ile beraber itikadi konuları da içeren ve ileri ki yıllarda,  İlmuhal bilgilerini de muhtevi,

bu İkinci ders; Allah’ın Dini’den başka şeyler ihtiva etmemelidir.

İlköğretim, 6. 7.  ve 8. sınıflarda okutulmak üzere de tercihli bir Kur’an dersi konmalı.

Müslüman Anadolu insanının, artık öz yurdunda böyle bir hakkı olsa gerek.

Ve yine özellikle vurgulamamız elzemiyet arz eder ki,

Gürültü çıkararak Din eğitimine karşı çıkanların dertleri, mezhepsel talep değildir.

Alevilik adına söylem geliştirmeye çalışarak, Din Eğitimine karşı çıkan kesimin, Aleviliğin “A”sı ile ilgileri olmayan ve birilerinin kullanmakta olduğu ateistlerdir. Onların dertleri, yukarda anlattığım veçhile, başka sorunlara zemin hazırlamaktır.

 

Alevilerin yaşadığı bir bölgede büyüdüm.

Bu bölgede eğitim-öğretim hizmeti yaptım.

Samimi hiçbir Alevi’nin bu eğitime karşı çıktığına şahit olmadım.

Hatta “Hocam, oğlumu İmam-Hatip lisesine göndermek istiyorum. Bizler ölünce bari üzerimizde bir Fatiha okurlar. Acaba oğlum orada okuyabilir mi?”

Diyen, bir yığın Alevi, yakın dostumu bilirim.

Sonuç olarak:

Bu ülke Müslüman’dır.

Alevi’si ile Sünni’si ile 73 Milyonu Müslüman’dır.

Her iki kesim de, “Allah’ın Dinini olduğu gibi veren” bir Din eğitiminin, çocuklarına verilmesini isteklidirler.

Aralarında ki mezhepsel konumlarından gelen farklılık,  çok cüzi yapıdadır.

Bunun da, yeni bir müfredat programı çerçevesinden giderilme çalışmaları,

zaten yapılmaktadır.

Çocuklarımızın, Allah’n Dinini veren bir din eğitiminden yoksun bırakılması; 

Çocuklarımız için, geleceğimiz için bir felaket olacaktır.

Bu konu Milletimizin duyarlı olduğu bir konudur.

Milletin hassasiyetleri arasındadır.

Milletin hassasiyetlerine özen gösterilmeli,

Ve Üç-Beş zavallı Ateistin gürültülerine pabuç bırakılmamalıdır.

Ve Milletin sağduyusundan gelen, deruni ve samimi sesine kulak verilmelidir.

İşte o sesi, dillendiriyoruz…

Rabbim inayetler nasip etsin…

 

Bu yazı toplam 812 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş..
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI