Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kapital Park
Samed Kahraman
abdussamedkahraman{x}gmail.com Dikkat! E-mail için {x} yerine @ işaretini yazınız.
22 Mayıs 2011 Pazar Saat 01:51
Geçen gün televizyonda zap yaparken birden Başbakanın şu sözlerine takıldım ve durdurdum kanalı. Yanlış olmasın aşağı yukarı şöyle söylüyordu: "Sağlıkta devrim yaptık. Eskiden hastahane kapılarından geri dönenler vardı. Şimdi özel hastane, devlet hastane ayrımı olmadan vatandaşım hizmet görebiliyor."

Geçtiğimiz akşam bir aile yakınımı rahatsızlığından dolayı evime çok yakın mesafede olan Medical Park'a götürmek zorunda kaldım. Şiddetli baş ağrısı ve miğde bulantısı rahatsızlığımız vardı. Daha acil kapısından içeri girmem ile birlikte 40 lira muayene ücreti alındı. Yani o parayı vermeden, hastanız ölse dâhi doktorlar bakmıyor. O parayı verdikten sonra Doktor'un birkaç dakikalık ilmini satın alıyorsunuz. Yani hastahane kapısından dönenler vardı şimdi yok derken Başbakan neyi kastediyor o an anlayamadım.

Hastane mi? Banka mı?

Derken pek değerli dakikası 40 liralık doktorumuzun tedavi önerisiyle hastamıza serum bağlatmak zorunda kalıyoruz. Tabi bunun da bi ön protokolü var. Elinize bir reçete sıkıştırıyorlar o reçeteyi danışmaya götürüp parasını ödeyerek tedaviniz başlamış oluyor. Sadece ufacık bir seruma da yaklaşık 70 lira gibi bir para verirken; tekrar başbakanın sözleri ister istemez aklınıza geliyor. Parayı yine başka bir yakınımın kredi kartıyla öderken canımızı bile sisteme borçlanarak kurtarabildiğimiz gerçeği içimi acı acı yakıyor. İçeriye kolu yarılmış bir genç çocuk giriyor. Annesi ve ablası kanama hızlanmasın diye türlü çile çekerek yaraya bastıra bastıra danışmaya gelip "dikiş attıracaktık, fiyatı ne kadar" sorusunu soruyorlar. 120 Lira cevabını aldıktan sonra iç çekerek sırtlarını dönüyorlar. Yorgunluğun ve öfkenin vermiş olduğu sinirle zar zor "Haseki'ye gidelim bâri" sözcükleri dökülüyor ağızlarından. Tam o sırada danışmada yaşlı bir amcanın: "Nası olmaz kardeşim sigorta. Daha yeni yatırdım primini!" bağrışmasını duyuyorum. Bir yandan hastam, bir yandan kolu yarılmış genç derken bir kaç saniyeliğine yaşlı amcaya kilitleniyorum.

"Her geldiğimde aynı şeyi yapıyorsunuz. Sistemde sorun var diyerek sigortasız fiyat söylüyorsunuz" demesine çirkin bir üniforma giymiş bayan yaklaşık altıncı kez aynı cevabı veriyor: "Sistem sorunlu beyefendi o yüzden sigortalı fiyatla yapamıyoruz." Tabi amcam da en sonunda sinirleniyor. "Ver kimliği, her seferinde aynı yalan. Yaptırmıyorum hiçbişey başka yerde yaptırırım". Serumun bitmesini beklerken oturmak zorunda olduğum lobide en az yedi sekiz kere bundan daha çirkin olaylarla karşılaştım. Ameliyat olması gereken hasta ile hastane müdürünün pazarlık yapması, 1.500'den aşağısı kesinlikle olmaz abi gibi iğrenç ve miğde bulandırıcı sözler, banka elamanı gibi çalışan sağlık çalışanları, biz zengin hastanesiyiz diye gelen yoksulları ezmeye çalışan personeller derken yakamı kurtardım bi saat bitmeden hastaneden. Sadece bir saatte bunlar oluyorsa diye düşünürken miğdemin hafiften ağrımaya başladığını hissettim. Çıktığımda da hiç yapmadığım birşeyi yaparak yere tükürdüm. Sonra yine Başbakanın o süslenmiş otobüsün tepesinde ya da devasa bir kürsüde yaptığı o konuşma geldi aklıma. Ulan ne sağlık devrimiymiş dedim.

Bu hastanenin yüzde bilmem kaç hissesi yanlış bilmiyorsam Emine Erdoğan'a ait. Sağlık devrimi diye meydanlarda propaganda yapan da eşi Tayyip Erdoğan. Peki Allah korusun o kolu yarılan çocuğun rahatsızlığı daha ciddi olsaydı ve kan kaybından ölme riski olsaydı; Oradan başka bir hastaneye gidene kadar hayatını kaybetseydi bunun sorumlusu kim olacaktı? Ya da eşi rahatsızlanıp gelen, sağlık sigortasının primini düzenli ödediğini söyleyen amcanın eşi başka bir hastaneye giderken yığılıp kalsaydı. Neyin sağlığı, neyin devrimi.. İnsanın sıhhatsizliği üstünden bile sektör oluşturmaya çalışıyorsunuz.

En can sıkan tarafı da malesef "Müslüman" kimliğiyle gözümüz önünde insanların halkın sıhhatsizliğini sömürerek hırsla ve doyumsuzca devleşmesi ve bir de hiç sıkılmadan çıkıp; devrim yaptık deme cürretini göstermeleri. İktidar ve beraberinde büyüyen Yeşil Kapitalistlere bir kere daha lanet olsun. Haydi kapitalistler doyumsuz ve açgözlü onların korkacak bir Rableri yok; siz inandığınız ALLAH'tan hiç mi korkmuyorsunuz? Hiç mi tekâsür sûresi okumadınız. Siz Emevîleştikçe; biz daha çok Hüseyinleşecek, Ebuzerrleşeceğiz. Çünkü hakiki İslam ile sahtesini ayrıştıracak birileri gerekiyor

Bu yazı toplam 1274 defa okundu.
Yorumlayan:
justax
Tarih:01 Haziran 2011 Çarşamba Saat 19:49
bilgi fakir olmamalı.
bu tarz bir yazı yazarken işlenen verilerin doğruluğu oldukça önemlidir.yapılan yanlışlar doğruları da yakıyor.

emine erdoğanın bir alakası olmadığını paylaşmış bir arkadaş. bu durumda yazıyı "internet üzerinden bile" araştırma yapmadan yazarsak belli sıkıntıları dile getiren diğer gözlemler - ki bence çok önemli- bir kenara konulur, doğru mudur hayır, ama bu böyledir.


bilgiler
Yorumlayan:
mehmet sefa
Tarih:24 Mayıs 2011 Salı Saat 22:49
Yeryüzü doktorları..
Siyasetçilerin laflarını paylaşım sitelerinde ayet gibi paylaşıp doğruluğundan şüphesi olmayan saftirikler için çok iyi olmuş yazdıkların..
sağlık politikaları nerdeyse bütünüyle "kâr" amaçlı..
kimsenin halkı düşündüğü yok..
sağlık bakanı ile ona baskı yapan belli başlı vakıfları..
belli doktor mafyaları (cemaatleri) ile hükümete yaptıkları baskı..
kulağımıza gelen şeyler..

tüm bunlara rağmen o paragözlerinde desteğini alan..
bir nevi zekatla rahatlatıyorlar kendilerini..

yürekli yüreksiz tüm doktorların destek vereceği..
ama az ve öz gönüllüyle hareket eden yeryüzü doktorları herşeyin para olmadığını ve imanın harekete geçiriciliğini gösteriyor..
o abilerimizden ALLAH razı olsun..
ama ne yazıkki dolandırıcılar siyasette yürekliler faaliyette..
yoksa karşılaştığın manzarayı görmek asıl zor olan olurdu..

Allah adaletten ve doğruluktan ayırmasın..
3.sınıf tıp talebesi m.sefa..
Yorumlayan:
gül
Tarih:22 Mayıs 2011 Pazar Saat 13:44
kizmakta haklisiniz da..
http://www.dha.com.tr/emine-erdogan-medical-park-hastanesinin-sahibi-oldugu-yonundeki-iddialari-reddetti-son-dakika-haberi_162046.html

hakiki islami savunan kardesim,dedikodulara kulak asmak,onlari dogruymus gibi insanlara satmak Islami bir davanis midir

büyük iddialari olmak mi samimi olmak mi?