Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kendini kaybetmek
Mustafa İslamoğlu
mustafaislamoglu.com
15 Ocak 2012 Pazar Saat 14:56
Kalb.
Peygamberimizin bir hadisinde de geçtiği gibi, “inkılab eden”, “sürekli devinen”, “bir kararda durmayan” anlamına gelir.
Yani “dönek”.

Yerinde duramaz uçarı bir çocuk gibidir kalb. Alı görüp ala, şalı görüp şala heveslenir. Bazen arıdır, bal yapmak için çiçeğe konar. Bazen sinektir, aşırmak için başkalarının ürettiği bala konar.

Kalb vardır, imana saray olur.

Kalb vardır, imana zindan olur.

Kalb vardır, gül saksısına benzer. İçinde gül yetiştirdiği için gül kokar.

Kalb vardır, fosseptik çukura benzer. İçi çöplüğe döndüğü için zibil kokar.

Kalb beden ülkesinin başkentidir. Dil dudak, göz kulak, el ayak hep oradan yönetilir. Bütün organlar bu başkentin taşrasıdır. Komuta mahalli kalbtir. Orada iman iktidardaysa, organlar üzerinde imanın sözü geçer. Şeytan iktidardaysa, organlar üzerinde şeytanın sözü geçer.

Sevgili Nebi, muhataplarının dikkatini sürekli kalbe çeker. Kendi dikkati de sürekli kendi yüreğindedir. Bu nedenle öyle der: “Kalbimde hafif bir oynama hissederim de, o gün yüz defa Rabbimden af dilenirim.”

Onun en sık tekrarladığı dualarından biridir:
“Ey kalpleri evirip çeviren Allah’ım! Kalbimi dinin üzre sabit kıl!”

Müşriklerin işkence altında putlarını övmeye zorladıkları Ammar, sonunda dayanamayarak istediklerini söylemiş, bundan dolayı yüreği yanık gözü yaşlı bir biçimde Rasûlullah’a gelmişti. Adeta yıkılmıştı. Yaptığının telafisi imkânsız bir hata olduğunu düşünüyor, “ölseydim” diyor, başka bir şey demiyordu.

Hz. Peygamber, “Kalbini nasıl buluyorsun?” diye sordu. “imanla dopdolu” cevabını alınca, “Yine işkence ederlerse, sen de aynı taktiği yine kullan” buyurarak teselli etti.

Evet, işte böylesine merkezi bir işlevi olan kalb, gerçekte neydi?

Kur’an’a göre bu kalb, “kan pompası” olan kalbten başka bir şeydi.

Çünkü Kur’an şöyle buyuruyordu: “Bu (vahiyde) bir kalbe sahip olan kimseler için alınacak öğütler vardır.” (50.37)

Bizim bildiğimiz, herkesin kalbi yok muydu?

Vardı ama, Kur’an göğsünde bir kan pompası taşıyan herkesi “kalb sahibi” saymıyordu. Ondan hayvanlarda da vardı. Üstelik hacimce daha da büyüktü. Daha fazla kan pompalıyordu. Fakat Kur’an onları muhatap bile almıyordu.

Kur’an “bir kalbe sahip olan kimse” derken; arayan, merak eden, soran, kuşku duyan, iman eden, seven, özleyen, sızlayan, inleyen, yanan aktif bir yüreği kastediyordu. Böyle olmayan kalbi kalbten saymıyordu. “Kalbleri var onunla akletmeyi bilmezler” diyordu. Yani Kur’an kalb derken; “akleden, fikreden, tefekkür eden, tezekkür eden, tedebbür eden, tefakkuh eden” bir kalbi, daha doğrusu bir “iç dünyayı” kastediyordu.

Onun için de “Aklını kullanmayanları Allah pisliğe mahkûm eder” diyordu vahiy.

İç dünyasını vahye inşa ettirenler, Allah’ın nuruyla bakarlar, o nurla görürler, o nurla yürürler, o nurla tutarlardı.

İç dünyasını vahye inşa ettirmeyenlerin, yani kalbine sahip olamayanların, belli bir müddet sonra ellerine, dillerine, ayaklarına, gözlerine, kulaklarına da sahip olamayacakları aşikardı. En sonunda kendilerine sahip olamayacaklardı.

Kendine sahip olamayanlar, kendini kaybetmeye mahkûmdular.

Söyler misiniz; kişi kendini kaybettikten sonra, dünyayı kazansa ne olur?

Bu yazı toplam 2015 defa okundu.
Yorumlayan:
FARUK TAŞ
Tarih:21 Ocak 2012 Cumartesi Saat 11:08
HİKMET
يُؤتِي الْحِكْمَةَ مَن يَشَاء وَمَن يُؤْتَ الْحِكْمَةَ فَقَدْ أُوتِيَ خَيْرًا كَثِيرًا وَمَا يَذَّكَّرُ إِلاَّ أُوْلُواْ الأَلْبَابِ

Kime dilerse hikmeti ona verir; şüphesiz kendisine hikmet verilene büyük bir hayır da verilmiştir. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp düşünmez.2 / BAKARA - 269
GERÇEKTEN BU AYETİN İZDÜŞÜMÜNÜ ,ETKİLERİNİ BU DERİN ANLAYIŞ SAHİBİ ALİMDE GÖREBİLİYORUZ.ALLAH İLMİNİ FIKHINI ARTIRSIN
Yorumlayan:
FATMA AKBULUT
Tarih:17 Ocak 2012 Salı Saat 08:35
teşekkür
MUSTAFA HOCAM,ALLAH İLMİNİZİN TESİRİNİ HEPİMİZİN HAYATINA YANSITSIN VE HAYATIMIZI BU İLİMLE İNŞA ETTİRSİN.ALLAH ÇOK RAZI OLSUN SİZDEN
Yorumlayan:
erdogan mut
Tarih:16 Ocak 2012 Pazartesi Saat 22:06
COK GUZEL
GONLUNUZE SAGLIK GUZEL HOCAM RABBIM ILMINIZE,OMRUNUZE BEREKET VERSIN VE TUM SEVDIKLERINIZI SIRATI MUSTAKIMDE ISTIHDAM ETSIN.
Yorumlayan:
mahmut AĞIRKAN
Tarih:15 Ocak 2012 Pazar Saat 15:59
SLM
AĞZINIZA SAĞLIK. ALLAH RAZI OLSUN.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI