Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Suriye’de İhale İhvan’a mı Kalacak?
Cihad Kayaduman
cihadkayaduman{x}hotmail.com Dikkat! E-mail için {x} yerine @ işaretini yazınız.
17 Eylül 2011 Cumartesi Saat 01:27

Suriye’de karışıklık sürüyor. Daha önceki yazılarımızda belirttiğimiz gibi Müslümanların (İslami Hareketler) isyanın başlamasında da gelişiminde de sonuçlanmasında da etkisiz ve kontrolü ele alacak güçte olmaması sürecin sonucunda ihalenin onların başına patlamasına yol açacak.

Ülkedeki silahlı güçlerin arkasında başka devletlerin olduğunu söylemiştik. Bu devletler halkı kullanarak Esad ile iktidar savaşı veriyor. Bu iç savaş sürerken Esad ile pazarlık yapma olasılıkları da yüksek, eğer Esad pazarlıkta elini güçlendirir ve başta kalmayı garantilerse karşı taraf ondan kendisine zarar vermeme garantisini koparacaktır.

Esad bu noktadan sonra Suriye’de bulunan İhvan hareketi ve diğer Müslüman grupları ezebilir. Bu yüzden en baştan bu yana Müslümanların kontrolü ele geçiremeyeceği bir ayaklanmanın içinde olmaması gerektiğini söylemiştik.  İmam-ı Azam’ın da bu tür başarılı olamayacak isyanlarla ilgili verdiği ‘Başarılı olamayacak isyana destek vermeme’ kararı bu noktada anlamlıdır.

Gönül isterdi ki Tevhidi yapılanma sürecini tamamlamış İslami Hareketler ‘Arap Baharı’ denilen hormonlu devrimler yerine İslam Devrimlerini gerçekleştirebilsin. Suriye’de de Mısır’da da İslami Hareketler diktatörleri devirebilsin ve ülkelerini kimseye yem etmeden kıyamlarını başarıya ulaştırsın. Ancak durum böyle değil, bunu görmemek demek ya ferasetsizlik ya da art niyetliliktir.

Suriye’de söz konusu isyan başarılı olsa dahi ülke yönetimi yine Batı menşeili gruplara kalacak ülkenin gerçek sahibi Müslümanlar söz sahibi olamayacak. Mısır’da bugün süren ‘laiklik’ tartışmaları Suriye İhvanı’ndan daha güçlü olan Mısır İhvanı’nın dahi yönetimde söz sahibi olamayacağını gösteriyor. Maalesef Suriye’de durum Mısır’dakinden daha vahim.

Geçtiğimiz günlerde yakalanan silahlı isyancıların lideri Harmuş’un itirafları yayınlanmaya başladı. Yayınlanan itiraflara baktığımızda bu silahlı güçlerin arkasında yer alanlar değil de İhvan’ın adının daha çok yer alması Esad’ın bu İslami Hareketleri ezmeye yöneleceğinin birer göstergesi.

Kim bilir belki de Esad başından beri isyanın arkasında olan güçlerle pazarlık yapıyordu ve bugün onlarla anlaştı. Esad’tan kendilerine zarar vermeme garantisi alan gruplar da bütün suçu İhvan’ın üstüne atıp yine Müslümanların ezilmesini sağlayabilir.

Olayların arkasında olan Suudiler, Haririler, Haddam, Rıfat Esad ve ABD’ye zarar veremeyeceğini bilen Esad tüm suçu İhvan’a yükleyip onları bundan sonra aradan çıkarmayı düşünüyor olabilir. İran ve Hizbullah’ın en başından beri Esad’a reform çağrısının yanında destek veriyor görünmesinin sebebi şüphesiz yukarıda saydığımız güçler ile masaya oturmasını, anlaşmasını engellemek içindi.

Bölgeyi derinden okuyabilen direniş güçlerinin Müslümanların ezilmesini engellemek ve Emperyalistlerin planını bozmak için bu tür manevralar yapmasını medya ile zehirlenen halkın anlayamaması normal karşılanabilir ancak kof devrim sloganları ile Müslümanları kandıran sözde İslami medya içinde yer alan misyonerler tamamen art niyetlidir.

“Müminin ferasetinden sakının; çünkü o Allah'ın nuru ile bakar.”  (Hz.Muhammed)
Müslümanlar tek önderimiz olan Hz.Muhammed’in bahsettiği ferasetle bakıp olayların arkasında yatan gerçekleri görmekten aciz kalmamalıdır. Medya oyunları ile bir yerlerden gelecek nemayı bekleyenler aslında ne Müslümanların muzafferiyetini ne de onların mazlumluğunun giderilmesini istememektedirler.

Suriye’deki Müslümanların ezilmesinin önüne geçmek için bugün yapılacak en önemli iş İran ve Türkiye’nin devreye girip Esad ile görüşmesidir. 

İran ve Türkiye’nin kuracağı ortak iradeye Esad karşı koyamaz. Bu ortak irade Esad’ı reform yapmaya zorlayabilir ve reformlarla beraber bir seçim takvimi konusunda anlaşabilir.  Türkiye ve İran iradesi ile Suriye halkı silahlı isyancılar ile Suriye ordusu arasından çekilirse arkasında başkalarının olduğu silahlı güçler ve Esad’ın ordusu hesaplaşır ve daha fazla Müslüman kanı akmaz.

Ancak İran ve Türkiye’nin önce Esad ile görüşüp reformlar ve seçim takvimi hakkında Suriye halkına garanti vermesi gerekiyor.  Bu noktada İran’ın isteksiz olacağını sanmıyorum ancak Erdoğan’ın son günlerde Mısır ve Libya’da gelinen durumun Suriye’de mümkün olacağını düşünerek Esad ile ipleri atacak açıklamalar yapması durumu zorlaştırıyor.  Türkiye, Esad ile ipleri atarsa Suriye konusunda devre dışı kalmış olacak ve meselenin çözümü için İran yetersiz kalacaktır. Suriye, ABD ve Suudi Arabistan ile baş başa bırakılırsa bundan zararlı çıkacaklar sadece Müslümanlar olacaktır.

Allah Suriyeli Müslümanların yardımcısı olsun.
Allah Suriyeli Müslümanları kendi kendilerine yetebilecek kadar güçlendirsin.
Allah tüm Müslümanlara Hz.Muhammed’in bahsettiği ‘mümin feraseti’nden versin.

Bu yazı toplam 1179 defa okundu.
Yorumlayan:
mensur şenyiğit frutolamp@hotmail.com
Tarih:21 Eylül 2011 Çarşamba Saat 12:31
suriye
s.a allahın rahmet ve bereki tüm müs üzerine olsun yar ve yardımcıları olsun ayakları kendi dini üzere sabit kılsın gürüşlerine katılıyorum bence geç kalındı kalmanın sebebi olaylar başlarken zamanında iranın erken davranıp türkiye ile işbirliği yaparak esadın üzerine baskı oluşturması haline bir neticeye varacaklarına inancım vardı. çünkü cahiliyeden farklı olarak müslümanların feraseti çok önemli çünkü o allahın nuru ve ayetleri ile olaya yaklaşır ve sorunu çüzmeye çalışır aradaki fark bu. allah müslümanların yar ve yardımcısı olsun.... gerçekten suriye durumu çok karışık bitarafta suriyedeki müs durumu. filistin gaze lübnandaki müs durumu. israil rıfat esad ve başka grupların durumu. iranın lübnan ve hamas desteği israili küşeye sıkıştırması abd baskısı. suud firavunu müs baskısı ortada çok karışık bi durum var müs ların bu süreci başarıya ulaşmaları içın allah yar ve yardımcıları olsun allah onların ferasetini göçlendirsın. onlar islami kimlikleri bizde duamızla allh ema olu
Yorumlayan:
Sedat Coşkun
Tarih:20 Eylül 2011 Salı Saat 02:28
Teşekkür
Cihad bey tespitleriniz yerindedir.Tebrik ederim.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI