Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Garip Davanın Yılmayan Neferi
Fazlı Kayaduman
28 Şubat 2011 Pazartesi Saat 19:02

Allah’ın Resulü , “Bu Din, garip başladı yine bir gün garip hale dönecek” diyordu.
Seküler rejim, ülkemiz insanını, inancından koparmak için yarım asır boyunca olağanüstü çaba harcadı.
Kimsenin, eline bir Kur’an cüzünü alma cesaretini gösteremediği günleri yaşadı insanımız!
Kazara eline almaya görsün; işkenceler altında zindanlara tıkılırdı!  
1900 ‘lerin başlarında cehaletin bu karanlık girdabına sokulan Anadolu İnsanı, ancak 1960’lı yıllarda buradan çıkabildi.
İşte İslami davanın garib olduğu, onu ellerine alacak olanın; bir kor ateş gibi, ellerini yaktığı günlerdi!
İşte o zor günlerin insanı idi o!
Erbakan ve arkadaşları bu ağır yüke talip olmuşlardı…
Dünyevi olarak, akademik kariyerlerinin zirvesinde olan bu insanlar,
Allah’ın davasından yana  tercihlerini koyuyorlardı..!
1960’lardan 2010’lu yıllara; yarım asır boyunca bu omuzlar, korkma, usanma, yılma nedir bilmedi.
O’nun senelerce yapa geldiklerini yerle bir edenler, “işte seni şimdi bitirdik.” dedikleri bir anda;
O’nun yine, kollarını sıvazlayıp, yeniden sıfırdan başladıklarını gördüler.
Bir müddet sonra, O’nun yeniden yaptıklarını, yeniden yerle bir etmekten çekinmeyenlerin karşısında;
O, her seferinde yeniden, sıfırdan başlamayı bilebildi…
O, derdest edildi, zindanlara tıkıldı.
O, mahkemelere çıktı.
O,sıkıntı çekti, eziyet gördü, meşakkatlere katlandı!
O’nun her seferinde yaptıklarını yok edenler;
Usandı, tükendi ve yok oldular.
Ama O inandığı davası uğruna;
Usanmadı, bıkmadı, tükenmedi!
Yarım asırlık bu uzun yol koşusunda;
Beli bükülmüş…
Omuzları çökmüş…
Sesi kısılmıştı…
Ama dün Seksen Beş yaşında, Rabbine yürürken,
Vermekte olduğu mücadelesinin fiilen başındaydı!
Rahmet sana,
Mağfiret sana,
Selam Sana,
Ey bu garib davanın yılmayan Neferi….

Bu yazı toplam 1152 defa okundu.
Yorumlayan:
Abdülbaki Soyakoğlu
Tarih:05 Mart 2011 Cumartesi Saat 01:22
Yazılara cevap vermek için önce anlamak gerekiyor.
Aslında sizin ne dediğiniz belirsiz.
İslamoğlu'da Fazlı hoca da Erbakan Hocayı övmektedirler.Hem de isim vererek.Konuyu anlamamışsanız dikkatle bir daha okuyun.Nurettin Şirin de bir kaç yazıdır Erbakanı takdir ve Rahmetle aniyor.Yanı bu sitede ki
bütün yazılar rahmetle takdir ediyor.
Her Müslüman hata işleyebilir.Her hata işleyen Müslüman dışlanmaz.
Ve Müslüman, Müslüman kardeşini sever.Bu, Onun inancının gereğidir.
Yorumlayan:
İstikamet
Tarih:05 Mart 2011 Cumartesi Saat 00:59
Aşağıdaki Müslümana
Bir şeyler demeye çalıştığınızı gördüm yazara baktım yazıya baktım düşündüm meramınızı çözemedim. Aklıma Fatma Barbarosoğlu'nun internet yorumcularıyla ilgili sözleri geldi "İnternet icat olduğundan bu yana köşe yazısı yazmanın hiç tadı kalmadı. O kadar çok "yanlış okuyucu" var ki. Bu yanlış okuyucular okumuyor tıklıyor sadece. Okuduğunu anlamıyor. Anlamadığı metne kendi yorumunu katıp dağıtıyor." Şimdi konunun Mustafa hocayla ne alakası var? Baktım Mustafa Hoca'nın Erbakan yazısının altına da kimbilir neler yazmışsınız ki site mesajınızı kabul etmemiş. Oysa objektif bakıldığında Mustafa Hoca, Erbakan'ın kıymetini anlatıyor ama sezebildiğim kadarıyla hoşunuza gitmemiş. Siz bu kafayda oldukça yani bu partizanlık bu holiganlık girdabında kolayına bir şeyden hoşlanamazsınız. Çünkü bu fanatizm aklı perdeler.
Yorumlayan:
yavuz yıldırım
Tarih:04 Mart 2011 Cuma Saat 08:57
hocam
hocam sizin ne işiniz var bu sitede Allah aşkına islamoğlu ne diyo siz ne diyosunuz islamoğlu yazısında hata yaptı.. hataları çok ama.. seversiniz sevmezsiniz.. sevmemekte haklsınız.. bir sövmediği kalmış siz burda erbakanı isim vermeden övüyorsunuz samimiyseniz terkedin bu siteyi ddeğilseniz zaten memnunsunuzdur bundan..
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI