Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Geliyorum diye diye gelen savaş
Roni Margulies
ronmargulies@btinternet.com
24 Haziran 2010 Perşembe Saat 01:18

Savaşın yeniden patlak vermesi devlet ve hükümet cephesinde şaşkınlığa yol açmış gibi görünüyor.

Bunu anlamakta gerçekten zorlanıyorum.

Bu kadar göstere göstere gelen, “Geliyorum” diye bağıra bağıra gelen bir savaş olmuş mudur acaba tarihte?

Bu noktaya geleceğimiz aylardır belli. Üç beş cümlede özetlenebilecek bir süreç yaşadık çünkü.

Kürt Açılımı’nın ilan edilmesi ve buna uygun irili ufaklı adımların atılmasıyla birlikte, Kürtler arasında barış umudu ve haklarının karşılanacağı beklentisi müthiş bir coşku yarattı.

Ben, Açılım’ın Fırat’ın batısında da çok olumlu karşılandığına inanıyorum, ama bu inancımı paylaşmayanlar olduğunu biliyorum. Tartışmayalım. En azından, Açılım’ın halk arasında infial yaratmadığı, hoşgörüyle karşılandığı konusunda anlaşabiliriz herhalde.

Bir yanda coşku, bir yanda en azından “Tamam, peki, bir deneyelim”  duygusu.

Açılım’ın arkasında dursaydı bu hükümet, Cumhuriyet tarihine Kürt sorununu ciddi olarak gündeme ilk getiren, ilk adımları atan ve belki de sorunu çözen hükümet olarak geçecekti. Çözseydi, çocuklarımız büyüdüğünde bu memlekette hâlâ AKP hükümeti olurdu.

Biliyorum, bu son olasılık pek hoş değil! Ama itiraz etmek de zor olurdu doğrusu.

Açılım’ın arkasında durmak ne demekti?

Bir yandan Kürtlerin demokratik ve haklı taleplerini karşılamaya başlamak. Kolay ve basit olanlarıyla başlayıp daha zor olanlara doğru ilerlemek... Bunun ilk bir iki çekingen adımını atar gibi de oldu hükümet.

Bir yandan da, varsa bu adımlara itiraz edenler, Türkiye’nin o milliyetçi, muhafazakâr bölgeleri nerelerse, hükümet seferber olup oralarda demokrasinin, eşitliğin, Kürt haklarının propagandasını yapmalıydı. Ben elimden geldiğince yaptım, ama ne yalan söyleyeyim, Çorum’da, Yozgat’ta, Erzurum’da benim sözümün pek bir ağırlığı yok. Erdoğan’la Arınç kadar etkili olamıyorum oralarda. Bunun da bir iki çekingen adımını atar gibi oldu hükümet.

Sonra ne oldu?

Açılım’dan vazgeçtiler.

Kürtler, atılan adımların yetersizliği karşısında ve her olumlu adıma olumsuz bir gelişmenin eşlik etmesi nedeniyle zaten kuşku ve güvensizlikle karşılamaya başlamışlardı Açılım’ı. Sona ermesine de şaşırmadılar.

En azından geçen 19 ekimden, Habur girişlerinden beri hükümetin uyguladığı siyaset, PKK’yi askerî ve yasal yollarla tasfiye etmek, ama bu arada Kürtlere bazı demokratik haklar vererek “terör örgütü” ile halkın arasını açmak. Bir yandan savaş yoğunlaşırken, bir yandan da TMK mağduru çocuklar hakkındaki yasanın Meclis’e getirilmesi tam da bu siyasetin bir ifadesi.

Hükümet Açılım’dan niye vazgeçti, bilemem. Bakanlarla telefonda sohbet eden, gezilere çıkan bir gazeteci olmadığım için, bilemiyorum. Makul bir açıklama yapıldığını da hiç duymadım.

Belki devletin bir kesiminden gelen baskılara dayanamadılar, belki sık sık yaptırdıkları kamuoyu yoklamalarının sonuçlarından kaygılandılar, belki Kürtlerden yeterince olumlu tepki almadıklarını düşünüp gocundular. Belki de hepsi birden.

Hiç  farketmez. Nedeni ne olursa olsun, Açılım’dan vazgeçilmesi ve savaşın yeniden başlamasıyla, sıfır noktasına döndük. Sil baştan.

Yine Kürt sorunu yokmuş, mesele basitçe “bir avuç eşkıya”  sorunuymuş gibi davranılmaya başlandı. Yine sanki Kürtler tüm haklarına sahip mutlu mutlu yaşarken dış güçler PKK’yi yaratıp cennet vatanımıza müdahale ediyormuş gibi konuşulmaya başlandı. Yine “taşeron örgüt”, “İskenderun’a MOSSAD saldırısı” gibi zırvalıklar anlatılıyor, sanki Türkiye’de hiç kimsenin suçu ve hatası yokmuş gibi.

Her şey için dış güçleri ve PKK’yi suçlamak ne kadar kolay!

Açılım’ın arkasında durdunuz mu? Hayır. Kürtlerin sorunlarını çözdünüz mü? Hayır.

Erdoğan, “Terör örgütü de biliyor ki bu saldırılarla varılacak bir yer yoktur. Bu yol çıkışı olmayan bir yoldur. Bu tür kanlı saldırılar yıllardır yapılıyor. Peki, kim kazandı? Hangi amaca ulaşıldı?” demiş.

Aynı  soruları kendisine sorması gerekmez mi?

Yirmi beş  yıldır savaşılıyor. Peki, kim kazandı? Hangi amaca ulaşıldı?

Niye vazgeçtiniz açılımdan? Şimdi kim kazanacak? Hangi amaca ulaşılacak?

Bu yazı toplam 486 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş..