Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hepiniz Cübbelisiniz - Ahmet Kekeç
Oturduğu saray yavrusu villayı “müşterinin” gözüne sokarak esasında ne anlatmaya çalışıyorsunuz ?
16 Aralık 2011 Cuma Saat 12:35


Ahmet Kekeç / Star
Hepiniz Cübbelisiniz

Sizin için “reyting malzemesi”ydi, ekrana çıkarıp hoşça vakit geçiriyordunuz, gülüyordunuz, yaptığı benzetmelerde “espri” vehmedip bilmiş bilmiş kafa sallıyordunuz...

Cübbesi üzerinde ilk tepinen siz oldunuz.

Oturduğu saray yavrusu villayı “müşterinin” gözüne sokarak esasında ne anlatmaya çalışıyorsunuz? “Bu dinciler işte böyle ahlaksız adamlar” mı?

Stüdyoda ağırladığınız günlerde de biliyordunuz hal-i pür melalini ve o saray yavrusu villada oturduğunu... “Ben artık Cem Yılmaz'a değil, cübbeli hocaya gülüyorum” dediğiniz zamanlarda da biliyordunuz eğilimlerini, zaaflarını, müktesebatını, dindar çoğunluk nezdinde ifade ettiği değeri...

Her bir şeyini farkındaydınız...

Üstelik, kaset ilk size gelmiş de, yayınlamamışsınız...

Bununla övünüyordunuz...

Utanmadan da, “etik, ilke, özel hayatın dokunulmazlığı, pornografik merakın insanı düşürdüğü çirkin tecessüs hali” filan gibi laflar ediyordunuz.

Nasıl da şahane, nasıl da her derde deva, nasıl da ergonomik laflar ediyordu oysa, değil mi?

Hoca konuştukça kendinizden geçiyordunuz...

Mesela, “cemaat” diyordu; cemaatin güya sapkın hallerinden söz ediyordu; ağzınız kulaklarınızda sırıtarak, ne sırıtması, “böğürerek” gülüyordunuz...

Mesela, “dinler arası diyalog” diyordu; dinler arası diyalogdan yana olanların cebinde gizlice haç taşıdığını söylüyordu... Gülmekten gözlerinizden yaşlar geliyordu.

Mesela “İran Müslümanlığı” diyordu... İran Müslümanlığının küfürle eş değer olduğunu söylüyordu... Yerlerde tepiniyordunuz.

Dönüp, bir Yaşar Nuri Öztürk'e vuruyordu.

Bir Hayrettin Karaman'a...

Bir Cumhurbaşkanı'na vuruyordu...

Bir Başbakan'a...

Bir AK Parti'ye vuruyordu...

Bir parlamentoya.

Memnundunuz...

Karalamadık cemaat, grup, oluşum, siyaset, dernek, ocak, parti, mezhep, meşrep, farklı din anlayışı bırakmıyordu...

Dudağınızı kemire kemire, göbeğinizi

hoplata hoplata gülüyordunuz.
Hem para getiriyordu ve reytinglerinize tavan yaptırıyordu; hem de siyasi getirisi olan konularda “nokta atışlar” yapıyordu...

Dolayısıyla, biricik din bilirkişisi, biricik cemaat önderi, biricik İslam âlimiydi...

Ne oldu?

Elinize gelen ama “yayınlamamakla” övündüğünüz kaset faş edildiği için mi “Uçkur düşkünü, ilkesiz, ahlaksız adam” oluverdi?

İşte efendim, oturduğu saray yavrusu villada her türlü konfor varmış ve her tarafta Osmanlı motifleri hâkimmiş... Yerden tavana kadar yaklaşan ahşap duvar saati, kristal avize, şamdan ve aynalar, porselen vazolar, duvarda büyük boy tablolar, kadife perdeler, vs... Çalışma odasında ise “ortopedik bir koltuk” tercih edilmiş...

Böyle de dünyevi zevklere düşkün bir adammış...

Ele verir talkını imiş...

Madem öyleydi, neden gecelerce stüdyoda ağırladınız?

Neden söylediği her sözde “keramet” ve “yüksek siyaset” vehmettiniz?

Başkalarının zaafları ve uçkur düşkünlüğü üzerinden kendinizi temize çekmeyi bırakın da, dönüp “kendi vaziyetinize” bakın...

Kendi oturduğunuz saray yavrusu villaya, kendi ilişkilerinize, kendi yatak odanıza, kendi ahlakınıza, kendi nezahetinize...

Hangi değeri, hangi ilkeyi temellük ettiğinize bakın...

Bakalım, kaç “cübbeli potansiyeli” taşıyorsunuz içinizde.

GoogleGoogle YahooYahoo FacebookFacebook DiggDigg Del.icio.usDel.icio.us
RedditReddit TwitterTwitter friendfeedfriendfeed myspacemyspace bloggerblogger
Yorumlayan:
Abdullah Aydoğan
Tarih:20 Aralık 2011 Salı Saat 00:22
Dedikodu
Gazetecisiyle, siyasetcisiyle bütün toplum dedikoducu olduk. Ya size ne adamın evinden, motifinden, perdesinden, birlikte olduğuna kadınlardan. Laik ve demokratik bir ülke değil mi burası isteyen istediği gibi yaşar. Zina zaten suç değil. Gazete ve TV sözüm ahlak zabıtası kesilenler kendi hayatlarına veya patronların yatlarına, katları hakkında yorum yapıyorlar mı? Bir adam küçük bir ilçede bilmem ne bayiisi iken 15 yılda 220 şirket bilmem kaç milyar USD doları servete kavuştuğunu, pijama ile başbakanları karşılayacak güce nasıl ulaştığını, I. ve II.Dünya Savaşı vurguncularını, Kurtuluş Savaşı ve Ankara'nın başkent olmasının rantıyla vurgun yapanları anlatan yok. Onlar saygın!!! aile ve işadaamları!!! Bunlarda saygın gazeteciler. Yatlarına katlarına gencecik kızları haftalığına alanları, çağdaş yaşamcıları niye yazmıyorlar.
Zina suç olsun denince aynı koro kiyameti koparmıştı. Sanki kendi yaşantıları temiz.Zengin malı züğürdün çenesini yorarmış.Evin perdesi kadifeymiş,SİZE NE...
Yorumlayan:
meryem çiçek
Tarih:18 Aralık 2011 Pazar Saat 21:23
cübbe giy sende cübbeli ol:)
star gazetesindeki bir köşe yazarından(!)hayırlı birşey yazmasını beklemiyorum şahsen..amacnz her ne olursa olsun bir insanı kötülemekle elinize hiçbişey geçmez..sen kend vaziyetine bak ve herkesi öyle yargla..belli ki o gün solunuzdan kalmıssınız..biri size dinden imandan bahsederse laikliğin elden gittiğini düşünerek bu sacma palavraları tutturmaya calıiıyorsunuz..allah sabredenlerle beraberdir..o gün herseyden sorulacaksınız..!!
Yorumlayan:
oguzhan koyuncu
Tarih:18 Aralık 2011 Pazar Saat 12:21
Ahmet kekeç abinin dilide sağlık
ahmet abi gerçekten olayı iyi yorumlamış, suç sadece cübbelide değil, onu haberlere çıkarıp büyük bir islam alimi gibi gisterip sonrada bu duruma düştügünde ilk haber yapanlar onlar oluyor, bu durumdan da cübbeli zarar görmüyor, İslam ve Müslümanlar görüyor...
Yorumlayan:
fuat kars
Tarih:17 Aralık 2011 Cumartesi Saat 22:58
hepimiz cüppeliyiz çok şükür
unutmaki yusuf a.s. iftiraya uğradı ve 7 sene zindanda kaldı ama suçsuzluğu ispatlanıpta zindandan kurtulduğunda mısıra sultan oldu.Allah c.c. izniyle cüppeli hocamızda çıktığında bu memleketin şeyh ül islam ı olucak inşallah.sizde o zaman fareler gibi kaçıcak delik arayın utancınızdan.
Yorumlayan:
mert aslan
Tarih:16 Aralık 2011 Cuma Saat 23:47
ahmet kekeç dene kişi.....
sen bu hocanın ilmi bilgisinin 10 da 1 ine sahip değilsindir.sözlerinde yanlışlık yapmış olabilir ama Allah c.c af dileyen biridir blki nerden bilirsin pişman olmuştur. bu ahmet kekeç denen kişiyi ülke tv de sıırı dene vekile neler dediğini herkes biliyor.pkk ya yanlış yapmazmış o...islam ülkesinde birini suçlaman için şahitlerin olmalı yoksa sende kafir olursun.bu ahmet kekeç denen kişiyi piyasada sadece kendi akrabalrı tanır sanırım değerler bazen böyle ölçülür mü'minlerde ise takva ile......