Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İhsan Eliaçık: Bu Kadar Kurban Kesmeye Gerek Yok
Yazar İhsan Eliaçık’tan ilahiyat dünyasında tartışma yaratacak açıklama
06 Ekim 2010 Çarşamba Saat 00:02

Yazar İhsan Eliaçık’tan ilahiyat dünyasında tartışma yaratacak açıklama



Geçtiğimiz hafta sonu gündemi meşgul eden Türkiye’deki mezbahalarda yaşanan hayvan hakları ihlalleri tartışması, “Acısız kesim mümkün mü? Elektroşok yöntemiyle hayvan kesimi dinen uygun mu?” sorularını da beraberinde getirmişti. İslam ve modernleşme konuları üzerine kafa yoran, kalıplaşmış kavramlara karşı yenilikçi duruşuyla bilinen İlahiyatçı yazar İhsan Eliaçık’la konuyu görüşmek üzere bir araya geldik. Eliaçık, acısız kesim konusuna sıcak bakan isimlerden.  Hatta “Elektroşok yöntemiyle ilgili endişeler giderildiği takdirde dinen uygundur ama ondan önce halletmemiz gereken başka bir konu var: Gereğinden fazla kurban kesmeyi bırakmalıyız” diyor. Bu ‘açılım’la söyleşi, daha da merak uyandırıcı bir hal alıyor. İşte o söyleşiden bazı satır başları…

Hande KÖSEOĞLU / HABERTURK.COM


“Türkiye’deki mezbahalarda bir vahşet yaşanıyor, hayvanlar birbirlerinin gözleri önünde kesiliyor, Avrupa Birliği’ndeki gibi acısız kesim yöntemine geçmeliyiz” tartışmasına nasıl bakıyorsunuz? Dinen uygun olup olmadığı endişesi taşıyanlara hak veriyor musunuz?

Acısız kesimde önerilen yöntem, elektroşok yöntemi.  Bu yöntemde hayvanın baygın mı yoksa ölü mü olduğunun kesin olarak bilinmesi lazım. Baygın hayvanı kesmekte dinen
sakınca yoktur, kanı akıtılıyorsa. Ama elektroşok vereceğiz derken hayvanı bayıldı sanarak öldürürseniz bu olmaz. Bunun iyi bilinmesi lazım.

Kesimin çeşitli yöntemleri var, illa geçmişteki gibi atadan kalma, dededen kalma yöntemlerle hayvan keseceğiz diye bir şart yok. Önemli olan hayvanı kesmek ve kanını akıtmaktır. Kaldı ki mezbahaları bırakın, kurbanın bu kadar yaygın olmasına da gerek yoktur, bu da ayrı bir tartışma konusu.

Gereğinden fazla kurban kesiliyor diyorsunuz öyle mi?

Benim görüşüme göre bu kadar kurban kesmeye dinen gerek yok.  Her caddede, her
sokakta bir hayvan kesiliyor. Kuran-ı Kerim’e baktığımızda kurban ile ilgili konulara hac ayetlerinin geçtiği yerlerde değiniliyor. Hacılar Peygamberimiz’den öncesinden beri, Kâbe’ye gelince oraya hediye edilmek üzere kurban keserlerdi. Kuran-ı Kerim bu kültürden bahsediyor. Kuran’da kurban hac ile ilgilidir, hacca gitmeyenlerin kurban kesmesine gerek yok, zaten kurban bayramı da hac bayramıdır. Hacılar toplanıp Kâbe’nin etrafını tavaf edip, kurbanlar keserken biz de buradan, bulunduğumuz yerden onların bu büyük hac bayramına katılmış oluyoruz. Bu daha sonra bazı mezheplerce geliştirilmiş, “Hacca gitmeyenlerin de kurban kesmesi gerekir” denilmiş ve hacca gitmeyenler de kurban kesmeye başlamış. Ama İslam Dünyasına baktığımızda en çok Türkiye’de hacca gitmeyenlerin kurban kestiğini görüyoruz. Arap Dünyası’nda, İran Dünyası’nda kurban bu kadar yaygın değil.

"Türkiye’deki dini ritüeller İslam değil Şaman kültürüne aittir"

“Kurban, genel anlamda İslam kültürüne ait bir olgu değil” mi demek istiyorsunuz?

Ben kurbanın bu kadar yaygın olmasının İslam kültüründen ve Kuran’dan değil, Şaman kültüründen kaynaklandığını düşünüyorum. Şaman inanışta kurban kesmek dinin direğidir. Şaman anlayışında mescit yok, camii yok, hac yok bunun yerine kurban kesme geleneği var. Kurbanın doğada, açık alanlarda kesilmesi gerekir. Bizim vatandaşımız da tüm dayatmalara rağmen kurbanı dışarıda kesmekte ısrar ediyor, belediyeler buna engel olamıyor. Her bayram etrafta kaçışan danalar, koyunlar görürüz ve ben bu manzaranın çok eski bir kültüre dayandığını düşünüyorum. Şaman Kültürü etkilerini taşıyan bir geleneğimiz de domuz eti yememedir.

Kuran-ı Kerim’de domuz etiyle ilgili beş ayrı sure var bildiğim kadarıyla…

Var ama eski Şaman Kültürü’nde olan bazı şeyler Kuran’da sınırlandırılmış derecede de olsa kendine bir uç bulmuş ve böylelikle eski ve yeni kültür bütünleşip birden bire yaygınlaşmış. Türkiye’deki en yaygın dini ritüellerin kurban kesmek, domuz eti yememek, türbe ziyaret etmenin Gök Tanrı İnancı, Atalar Kültürü, Şeyhlik Kurumu vb.nin kökeninin eski Şaman Kültürü’ne dayandığını düşünüyorum. İslam Kültürü’nde domuz eti yememe daha çok Doğu Kültürü ve Asya Kültürü’ne aittir. Kurbanda da böyle.

İslamiyet kurban geleneğini Hac ile sınırlandırıyor. Şöyle garip örnekler de var: Adam namaz kılmıyor, hacca gitmiyor, İslam’ın diğer gereklerini yerine getirmiyor, yetim hakkı yiyor, işçisine asgari ücret veriyor ama asla domuz eti yemiyor!

Dini, etik değerlerimiz esnemeye müsait ama konu domuz eti yemeye gelince asla, öyle mi?

Evet. Bir örnek vermek gerekirse: Almanya’da çalışan Türk işçilerine yapılan bir ankette sorulmuş: ‘Vazgeçmeyeceğiniz en son şey nedir?’ diye. Anketten çıkan sonuç; ‘Türk vatandaşlığından ayrılıp Alman olabiliriz, Müslümanlıktan çıkıp Hıristiyan olabiliriz, içki içebiliriz, bar ve pavyona gidebiliriz ama asla domuz eti yemeyiz’ olmuş.

İnancı algılayışımızdaki bu kopukluğun nedeni ne?

Ben Türkiye’deki inancı algılayışta Şaman-İslam sentezi olduğu görüşündeyim. Eski Şaman Kültürü ve temel ritüelleri genellikle ilkokul, ortaokul mezunu seviyesinde olan kadınlarca devam ettiriliyor, o kadınlar tüm bunları taşıyıp, nesilden nesile aktarıyorlar, çocuklarını ona göre yetiştiriyorlar. Örneğin: ‘Ocağı kirletme, eşikte oturma’ derler Anadolu’da. Biri size bu sözü söylerse ve siz “Bu söz nereden çıktı?” derseniz alacağınız yanıt ”Sus, tövbe tövbe, dinden çıktın” diyerek sana kızar. Bu deyiş aslında Şaman Kültürü’nde var olan Ocak Tanrısı ve Eşik Tanrısı’nı kızdırmamak için kullanılır ve kökü Şaman Kültürüne dayanır.

Türkler Müslümanlığı kabul ettikten sonra Şaman inancı ile İslam inancı birbirine karışmıştır ve dışarıdan İslam kökenli gibi görünen ama içine girdiğinizde dinin temel imgeleri ve esasları, dinin akıp geldiği anafor Şaman Kültürüdür ve iki bin yıldır değişmemiştir.

Yineliyorum, kurbanın Kuran’da bugün uygulandığı kadar yaygın bir yeri yok, herkesin kesmesi gerekmiyor. Kuran’da kurban, hacca gidenlerin, hacdan dönenlerin yapması gereken bir ibadet olarak yer bulur.  Bunu netleştirmek lazım.


GoogleGoogle YahooYahoo FacebookFacebook DiggDigg Del.icio.usDel.icio.us
RedditReddit TwitterTwitter friendfeedfriendfeed myspacemyspace bloggerblogger
Yorumlayan:
namık nur
Tarih:06 Ekim 2010 Çarşamba Saat 22:04
Bu adama dikkat!..
Bu adam da beni de rahatsız eden birşeyler var..Bazı TV programlarında adeta hezeyana varan,marksizm'le İslam'ı akraba çıkarmaya kalkışan,çok garip çıkarsamalarını izleyince şaşırmıştım..Böyle olduğu halde hüküm verme noktasında temkinli hareket etmeye gayret göstermiştim..Fakat,tam da Kurban Bayramı arefesi günlerinde Kurban ile ilgili,adeta zihinleri bulandıran açıklamalarla ortaya çıkması bu adamcağızın niyeti ve neye hizmet ettiği hususlarında tekraren ve ciddi bir biçimde düşünme zorunluluğunu getirdi..
Yorumlayan:
Yaşar Ümit
Tarih:06 Ekim 2010 Çarşamba Saat 19:20
neden?
İşin ilginç yanı İhsan Eliaçık böyle bir konuyu şimdi gündeme getirme gereğini neden duymuş? Gerçekten öğrenmek için soruyorum. Yani şimdi ne alaka değil mi, insanlar neden domuz etini yemiyor? müslümanlıklarından değil, şamanlıklarından demiş. İşin iç yüzünü muhakkak ki Allah bilir. Ama bu tür konuşmalar bana ramazanda milletin kafasını karıştırmak için uydurulan sunni gündemlere benziyor gibi geldi. İhsan Eliaçık'ta içimi huzursuz eden birşeyler var, Yazılarını okuyorum 10 doğru arasına 2 yanlış sıkıştırılmış gibi geliyor. Allah ıslah etsin hepimizi, dosdoğru istikamette kılsın inşallah.
Yorumlayan:
aaaaa
Tarih:06 Ekim 2010 Çarşamba Saat 15:14
a
ihsan eli acıktan akidem beridir.
Ama sunu belirtmek isterim ki bir kavme olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin. öncelikle haberin baslıgı cok yanlıs ve kıskırtıcı.. yazının icerigi ise cok farklı kurbna konusunda ihsan eli acık ne kadar sacmalamıs olsada geri kalan meselelerde dogru soylemis. ayrıyeten oradan domuz eti yenebilir konusu cıkmaz! domuz etini kuran dan dolayı değil saman kulturunden dolayı yemiyorlar diyor. ayrıca burada turklerin samanlardan etkilenmesini vurguluyor domuz eti yenir demiyor! dikkanitini bi kez daha cekerim!
Yorumlayan:
Rafi
Tarih:06 Ekim 2010 Çarşamba Saat 12:40
Tutturamamak
Halt işleyeyim derken,onu bile tutturamamış.Bir kültür olacaksa;Neden şaman kültürü..Eski türklerin dini şamanizm ya! Oradan Hareket ediyor.
Halbu ki,rejimin yalanlarından bize dayatılan bir yalan.Müslümanlar anadoluya geldiklerin de bu bölge tamamen Hristyan ve çoğu Rum kökenli idi.Ahmet Yesevi hazretleri öncülüğünde alperenler hareketi başladı. Ve anadolu müslüman olmaya başladı.Bir kaç yüzyıl sonra anadolunun çoğunluğu müslüman olmuştu.Irk değişmeyeceğine göre,
çoğumuz ırk olarak Rum kökenliyiz.Ben de ırkçılık hastalığı olmadığı için.ırkın benim için bir önemi yok.Peygamberin en sevgili sahabelrinden Suheyb Er-Rumi yi peygamberin överek takdir ettiğini biliyoruz.Rum kökenli idi ama güzide bir insandı.Şayet cahiliyeden kalan bir kültür olacaksa Rum kültürü olmalı.Rum kültürü de kalmaz çünkü Rum kültürü Hiristyan karışımlıdır.Yesevi,Allah'ın dinin anlatırkan başka bir şey karıştırmazdı.Yanı eski bir kültürün etkisi kalmışmış sa.. yanı..! bunlar zavallı varlıklar..!
Yorumlayan:
barika
Tarih:06 Ekim 2010 Çarşamba Saat 11:47
İhsan abi için çok üzüldüm
kayserideyken bu kadar uç noktada değildi etrafında insanlar çoğalmaya başlayınca başı mı döndü ne.Allah hidayet nasib etsin.İmam Birgivi(r.a) İmam Nevevi nin \\\"ehadisi erbain\\\" adlı eserine şerh olarak yazdığı\\\"şerhi erbain\\\" adlı eserin mukaddimesinde şöyle der:Buna şüru edişimin sebebi insanlar emri İlahiden kaçınmaya başladılar.İlimle alakası olmadığı halde kendisini ilim erbabından gösteren zevat zuhur etti ve bunlar bir takım heva ve hevesatından gelen hadiseleri ibadet gibi millete arz etmeye başladılar.İnsanlarında tabiatına uygun geldiği için bunları benimsediler.Hakkı batıldan,doğruyu yanlıştan ayıracak temyiz kabiliyetinde ahali olmadığı için bunlarıda temyiz etme gücüne sahib değiliz....Bir milletin üzerine cehlin cahillerin getirdiği esaslar gecenin karanlığı gibi çökerse o millete artık \\\"inna lillahi ve inna ileyhi raciun\\\" demek düşer ve bir milletin hayatında bundan büyük musibet isabet etmez
Yorumlayan:
İKAYA
Tarih:06 Ekim 2010 Çarşamba Saat 10:45
HADDİNİ BİLMEZ
KURBAN BAYRAMI YAKLAŞIYOR YA, BÖYLE FARKLI OLMA HASTALIĞI OLAN HOCALAR İLE BU TİP İNSANLAR MANTAR GİBİ ORTAYA ÇIKARLAR ŞİMDİ. ABUK SUBUK İPE SAPA GELMEZ FİKİR VE VİRÜSLÜ DÜŞÜNCELERİNİ YAYARLAR,. AMAÇ TOPLUMA FAYDALI OLMAK MI ASLA, AMAÇ DİKKAT ÇEMEK REKLAM YAPMAK. BÖYLE AYDIN GEÇİNENLER İLE TELEVOLE ÜNLÜLERİ ARASINDA BİR FARK GÖREMİYORUM. BUNLAR REKLAM AŞIĞI ZAVALLILARDIR.
Yorumlayan:
cabir
Tarih:06 Ekim 2010 Çarşamba Saat 10:22
yuh be
bu da galiba yeni yaşar nuri olma yolunda gidiyor,ibadetler kuranda yazılı ve sınırları da bellidir,domuz etinin haram olduğu da yazılıdır,kendisi yemek istiorsa buyursun yesin helal niyetiyle ama bize yedirmeye uğraşmasın,,,