Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İman Hareketleri Yardımsız Kalmasın
Cihad Kayaduman
cihadkayaduman{x}hotmail.com Dikkat! E-mail için {x} yerine @ işaretini yazınız.
30 Ekim 2011 Pazar Saat 20:31
Bir süredir faaliyetlerimiz 'insani yardım' adı altında İslamisizleştirildi.  Kaybolan insanlığımızı geri kazanabilmenin yolu; toplumu yeniden olması gereken çizgiye getirebilmenin, ortaya konan tavırları Allah'ın olmasını istediği gibi şekillendirebilmenin yolu İslami esasları olmayan salt insani bir mücadele değildir.

Filistin'e yardım edelim, Afganistan'a, Pakistan'a, Van'a yardım edelim elbette, ancak bütün uğraşımız, çabamız tek amacımız insanlara sıcak çorba götürmek, çadır taşımak değil. Eğer öyle olsaydı Peygamber efendimiz mücadelesini sosyal yardımlaşma teşkilatları kurarak sürdürürdü. 

Peygamber efendimiz yoksula yardımı, hayvanlara yardım etmeyi, gayrimüslimlere dahi güven verecek bir dayanışma içinde olmayı öngörmüş, bunu öğütlemiş  olabilir, ancak mücadelesinin özünü bunlar oluşturmuyordu. Efendimiz kötülükleri insanlara yardım ederek yıkmadı, zalimleri mazlumlara ekmek vererek alt etmedi, cahiliye adetlerini sade ve sadece insani yardımlar yaparak yok etmedi. Böyle bir yöntemle başarıya da ulaşılamaz zaten. 

Peygamber efendimiz Allah'ı  anlattı, onun kurallarını, insanlığın kurtuluşunu anlattı.  “La ilahe illallah” davasını haykırdı, her köşede. O ve arkadaşları insanlara ekmek verdiği için değil “La ilahe illallah” dediği için taş yağmuruna tutuldu, işkencelere maruz bırakıldılar hatta şehid edildiler. 

Çünkü efendimiz de biliyor ve göstermek istiyordu ki dünyadaki adaletsizlikleri, sömürüleri, bozgunları-bozguncuları, kötülükleri yıkmanın yolu çorba dağıtmaktan değil Allah'ı anlatmaktan geçer. Allah'ın buyruklarını insanlara öğretmek, Allah'a olan itaati-teslimiyeti ve sevgiyi yükselterek yaşanabilir bir dünya ve ebedi kurtuluş sağlanabilirdi. 
Efendimizin toplumları  ıslah etme yöntemi buydu. Efendimiz insanlara uğrunda ölecekleri bir dava gösterdi, kardeşlerini kendi nefsine tercih etmeyi öğretti, insanlığa doğruyu taşımak için yaşamayı ve bu uğurda bir ömür ter dökmeyi benimsetti. 
Uzun bir süredir biz ne yapıyoruz? 

'İnsani yardım' ve 'insanlık adına' mottoları altında İslami faaliyetlerden ve efendimizin mücadele metodundan, onun kavgasından uzaklaşıyoruz. İnsanlar artık sırtlarında hakkın mesajını taşımak yerine yardım kolisi taşıyor. Gıda yardımı taşımak ile ilahi yardımı taşımak arasındaki zahmet farkı belki de bizi buna itiyor. Ancak bu tercih Allah'ın davasını terk edenlerin vicdanlarını susturması için yapılıyor. Hayatları boyunca “La ilahe illallah” düsturu peşinde koşanların dünyalık elde edememesi onları bu yola itiyor. Dünyalık peşinde koşup kazandıkları dünyalığın bir kısmını insanlara verince kendilerini rahatlatıyorlar belki de. Çünkü biliyorlar ki Efendimizin koşturduğu dava, O’nun başına açtığı gibi kendi başlarına da zorluklar, belalar açacak. 

Biz Allah'ın davasından vazgeçmeyelim Kur'an'ı ve Sünneti insanlara anlatmak için faaliyetler yapalım, ter akıtalım. Allah'ın mesajını en değerlilerimiz insanlara taşısın. Bu arada yardım yapmayalım mı, elbette yapalım ama Allah adına yapalım. 

Van'a ne kadar yardım yaparsak yapalım insanların yüreğindeki ırkçılığı İslam panzehiri ile söküp almadıkça Van ile İzmir'in, Diyarbakır ile İstanbul'un yüreği birbirine ısınmayacak… Allah'ın koyduğu ilkelerden oluşan bir ilkeselliğimiz olmadıkça Filistin'de de Tunus'ta da Mısır ve Suriye'de de yenileceğiz. Tavizler verecek ve ilahi çözüm yolunu kaybedeceğiz. Çünkü bizi biz yapan temel ilkeler artık  çocuklarımıza dahi ulaşmıyor.

Anadoluda bulunan İslami Hareketler kendilerini birer yardım kuruluşuna çevirdiler. Kur'an'ın koyduğu hedeflerin yerini kurumsal büyüme hedefleri aldı. 


Biz yardım peşinde koşup asıl görevlerimizi unuttukça batıl ideolojiler meydan bulup at koşturmaya başladılar. Bu çözülme bu hızla sürdüğü için çocuklarımız da bu ideolojilerin ve onların dünyaya sunduğu sahte çözümlerin peşine koştular. Bugün sadece Allah rızası için yapabildiğimiz yardımları dahi yakın bir zamanda yapamaz hale geleceğiz çünkü tükettiğimiz kendi benliğimiz.


Müslümanların sadece 'insani yardım'a yatırım yapması zalimlerin işine geliyor. Müslümanlar İslami ilim çalışmaları yapanlara destek olmasın, eğitim çalışmaları güçsüz kalsın da varsın Somali'ye milyonlar gitsin, Van'a, İstanbul'a, İzmir'e İman gitmesin de varsın çadırlar, ayakkabılar, giysiler gitsin istiyorlar. İman hareketlerine olan maddi desteğin kesilmesi ebediyeti kaybetmemiz anlamına gelecektir.

Bu yüzden artık her fırsatta insanlara Allah'ı ve davasını anlatan İslami Hareketlere yardım yapalım. Kurban kesiyorsak büyük payı Allah'ın davasına ayıralım, yardım gönderiyorsak insanların yüreklerine iman taşıyanlara gönderelim… İslami Hareketler artık kendi görevlerine geri dönmeli ve vahyin mesajını peygamberin metodu ile yaymalı. Asıl görevimizi yapmak yardım faaliyeti de yapmamıza engel değil.
Bu yazı toplam 1509 defa okundu.
Yorumlayan:
Nuri
Tarih:07 Kasım 2011 Pazartesi Saat 13:50
Fatih'e...
''Meseleyi sadece yardım etmeyelim çorba vermeyelim diye eleştirmek bence haklı değil. '' demişsinizki buda yazıyı okumadığınızı belli ediyoNeden detayını bilmediğiniz konularda yorum yapıyorsunuz?
Yorumlayan:
Hizbullah
Tarih:07 Kasım 2011 Pazartesi Saat 13:43
Doğru ve Güzel Ameller Övgüleri ölçüsünde gene övülür..Dikkat
İnsan olmak öfkemizi kötülüğe batıla yönlendire bilmektir. Belki bunu düşünüyorsunuz ve hayal ediyorsunuz varsa bir öfkemiz oda kötülükle mücadele edip set olmalı diyor olabilirsiniz.Böle bir öfke kişilere veya kuruluşlara değil yapılan işe fiile yönlenir kişi grup tercihi yapmaktansa faliyet ve amel tercihi yapmayı ön plana alır.Kötü ve Haram işler bellidir bunları müslümanın yermesi ve aşşağılaması gerekir.Her aşşağıladığının yerine bir iyi ve güzel amel söylemek ve övmek güzeldir peygamberimiz(s.a.s) iyiliği ve yardımlaşmayı övmüştür güzel ve sevabının ve mükafatının büyük olduğundan bahsetmiştir.Şimdi bir iyilikte ve doğrulukta önem ve ehemmiyet sırasına koyarsak birisi diğerinden tabiyki daha önemli olabilir.Ameller ehemmiyet sırasından yerilmemeli ve aşşağıya çekebilecek sözler söylenmemeli herşeyin övgüsüde mükafatı bellidir. Her Ameli yapabilen elbet mükafatını görecektir daha üstün amellerin sizler tarafından sahiplenirken diğer amelleri koşturan kardeşlerimizi kırmayalım ltfn
Yorumlayan:
mert aslan
Tarih:01 Kasım 2011 Salı Saat 13:17
Eline sağlık abim...
çok güzel yazmışsın. İnsanlara Yüce Allah c.c anlatmak gerekiyor. onu tanırlarsa zaten üzerlerine rahmet yağar.diliyle değil akıl ve kalbiyle tanıması lazım. kafirede sorsan beni Allah yarattı der ama hükmünü kabul etmez.insanlarımızın ihtiyacı olan ve öğrenmesi gereken Yüce Allah c.c kendisini niçin yarattığıdır."Ben insanları ve cinleri bana ibadet etsinler diye yarattım" buyurmuştur.o halde çocuklarımıza ve yakın çevremize arkadaşlarımıza tanıdık herkese anlatmamız lazım.nasıl ki bir tiyatro sahnesinde insanlara bir mesaj vardır.Kainatıda Allah c.c yarattıki beni tanısınlar anlasınlar diye. o halde onun mesajlarını anlamak ve uygulamakla yükümlüdür insanlar.Allah'a emanet ol...Saygılarla...
Yorumlayan:
Fatih
Tarih:01 Kasım 2011 Salı Saat 12:58
o yardımı götüren samimi kuruluşlar ise
gitme amaçlarının Allah rızası olduğunu belirtiyorlar. Ya da yardımı alan vatandaşlar da biliyorlar ki bunlar müslümanlıklarından bunu yapıyorlar. Bu noktada bu da bir tebliğdir. Meseleyi sadece yardım etmeyelim çorba vermeyelim diye eleştirmek bence haklı değil. Allah birçok ayette yoksulu doyurmaktan söz eder ve sadece yoksulu doyurmaktan söz eder arkasında birşey koymaz !!! bunun bizzat kendisi bir önem arzeder çünkü ..
Yorumlayan:
mustafa
Tarih:01 Kasım 2011 Salı Saat 12:28
şeytani oyun
araf suresinde Allah bizlere iblisin şu ifadesini aktarıyor; onlara Allah ın zikrini unutturacağım.. şeytanın asıl gayesi bu ve bu gayeyi gerçekleştirirken kullanacağı metodlardan biri yine kurandan öğrediğimize göre insanları fakirlikle korkutmak. gerek modern batı öğretisi gerek marx hegel gibi düşünürler insanların kavgasını bir ekmek kavgası olarak sunmaktadırlar, onlara göre asıl amaç üretim araçlarına sahip olmaktır, ve insanlık tarihi bu mücadeleye göre seyretmiştir, bu tespit bir takım tevhid ehli olmayan kavimler için doğru olabilir fakat kurana göre insanlığın asıl kavgası hak batıl mücadelesidir. kuranın bize vermek istediği gündem bu iken bugünkü liberal sistem daha iyi hayat koşulları, daha çok tüketim, lüks, zenginlik gibi amaçları dayatmaktadır. bugün maalesef düşünce altyapısını batılı kaynaklarla beslemiş müslümanların başarı kıstası daha müreeffeh toplum, kişi başına düşen daha fazla dolardır. gündemini kuranın belirlvdiği bir toplum olma duasıyla...
Yorumlayan:
ayşe akbağ
Tarih:01 Kasım 2011 Salı Saat 09:16
la ilahe illallah
yüreğine sağlık...allah tevhidi anlayan ve anlatanların sayısını artırsın
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI