Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İran mı, imtihan mı?
Mustafa İslamoğlu
mustafaislamoglu.com
07 Ağustos 2011 Pazar Saat 15:37

Büyük şair İsmet Özel, Kanal 5’teki konuşmasında şuna benzer bir şey diyor:
“Avrupa, İran devrimini, Şah’ı yıkmak için yaptırdı. Çünkü Şah, İran’ı çok güçlendirmişti.”
İsmet Özel’in İran’a karşı hep anlaşılmaz bir husumetle baktığını biliyoruz. Bir zamanlar “Tahran Müslümanların Moskova’sı mı?” başlıklı bir yazıya imza atacak kadar gözünü kararttığını da.
İsmet Özel’in bu yazıyı yazdığı günlerde bazı Müslüman çevreler, İran İslâm Devrimi’nin etkisini sınırlamak için, İran’ın Şii, Şii’lerin de ne sapık şeyler olduğunu isbatlama kuyruğuna girmişti. Bunun için şimdilerde “biat yemini” ederek Amerika vatandaşlığına geçen Mücahid’in dedesi, bedava kitap bastırıp kamyonetlerle dağıtmıştı. Şimdilerde duydum ki, aynı tayfanın elemanları, bir yandan da İran’la bol meblağlı ticaret anlaşmalarıyla malı götürüyorlarmış. At binenin, kılıç kuşananın. Helaldir size!..
Aynı dönemde “horozdan tavuktan kurban olur” diyen televizyon allamesine “derin devlet” İran ve Devrim aleyhine bir kitap sipariş etmişti. Mustafa Talip Güngörge müstearıyla yayımlanan “Humeyni ve İslâm” adlı bu kitap, baştan sona yalan dolan ve karalamayla doluydu. Bedava dağıtıldı. Aynı yıllarda bazı sufi gruplar da Yavuz Selim-Şah İsmail savaşında çarpışmak için asker yazılmaya çağırıyorlardı gençleri. Ne yıllardı ya Rabbi!
Fuzuli, İsmet Özel’den daha büyük şair. O bile diyor ki:
Ger derse Fuzûl’i güzellerde vefa var
Aldanma ki şair sözü elbette yalandır
Büyük Fuzuli, İsmet abiden de büyüktür. O söylerse doğru söyler deyip, “Aldanma ki şair sözü elbette yalandır” der, veya Şûara suresinin son üç ayetini okuyup geçebilirdik de…
Ama yapamayız. İsmet abi, biz Müslümanlar için hâlâ değerli. Hâlâ, “O mu, hadi canım sen de!” diyemeyeceğimiz biri.
Sahi, İsmet Özel doğru olabilir mi? İran İslâm Devrimi’nin banisi (ABD de dahil) Batı mı? Bunu da üstelik Şah’ı ve Şah İran’ını korumak için mi yaptı? İsbatlamadıktan sonra, en uçuk iddialarda bile bulunabilirsiniz. Dilin kemiği, asabiyetin insafı yok. İyi de, her biri birer kaya gibi gelip beyin damarlarını tıkayan şu sorulara kim cevap verecek?
1. Batı’ya peşkeş çekilen İran petrollerini devletleştiren Musaddık’ı yıkıp, onun yerine Şah’ı getiren kimlerdi? Bu savaşta Musaddık’ı destekleyen ulema ve onların çocukları Devrim’de kimin yanında yer aldılar? Devrimciler neden Devrim’i Musaddık’a yapılanların rövanşı olarak gördüler?
2. 70’lerin başında Pers İmparatorluğu’nun 2500. yılını kutlayan Şah, Devrimi Batı desteklediği için mi Batı’nın son versiyonu ABD’ye sığınmıştı? Bu durumda, düşmanına sığınmış mı oluyor? Onun için mi ABD, İran’ın Şah tarafından kendi bankalarına yatırılan on milyarlarca doların üzerine yattı, gasbetti?
3. İmam Humeyni’nin Hz. Kur’an’a, Hz. Peygamber’e, Hz. Aişe’ye ağza alınmayacak iftiralarda bulunduğu için ölüm fetvası verdiği Salman Rüşdi’yi koruyan İngiltere değil miydi? Şimdi Devrim’i İngiltere’nin de içinde bulunduğu bu Batı mı destekledi?
4. Bir milyon Müslümanın katili Saddam’ı, Devrim’in hemen ardından, dişine kadar silahlandırıp İran’ın üzerine salan Batı değil miydi? O zaman Batı tazıya kaç, tavşana tut mu demiş oluyor? İş böyleyse, insaf en azından böyle söylemeyi gerektirmez mi?
5. Roger Garaudy’nin şahitliğiyle Devrim’in lideri, kendine altın tepside “Devrim hediye eden” Batı için, “Batı, her şeyimizi affetse bile, İslâm’ın insan-ı kâmil yetiştirme potansiyelini yine affetmez” sözünü, laf olsun torba dolsun diye mi söyledi?
6. İngilizler’in en büyük nişanı “Dizbağı”dır. İsmet Özel’in Batı adına devrim yaptığını söylediği Humeyni’den esirgediği (!) bu nişanı, bizden kime layık gördüğünü İsmet Bey bilmez mi hiç? Ama aynı Özel’in, yıllar yılı “İslâmi Hareket” üzerine tezler karaladıktan sonra, dönüp bu toprakların var oluşunu, Batı’nın tezgahladığı “kahraman yaratma operasyonu” olan muvazaalı bir savaşla başlatması, hangi “temel içgüdü”nün eseridir?
7. Devrim’in hemen ardından, Devrim liderinin zımni izniyle, ABD ve İngiliz elçiliğini işgal eden devrimciler, kendilerine altın tepsi içinde Devrim sunanlara teşekkür etmek için mi bunu yaptı?
8. Şah İran’ını dünyanın dördüncü silahlı gücü yapan Şah’ın kendisi miydi, yoksa ABD ve Avrupa’sıyla bütün bir Batı mıydı? Bunun karşılığında Şah, Batı’nın bölgedeki piyonluğunu nasıl başarıyla yaptı? Mesela İsrail’in petrol ihtiyacını bedava nasıl karşıladı? İran petrollerini başta ABD, Batı’ya nasıl peşkeş çekti? Bu yolla 4. güç olmak, namusunu satarak zengin olmaktan daha onurlu bir iş mi?
9. Şu anda, dünyanın gözü önünde, “küfür Tek Millettir” düsturunu doğrularcasına, İran’ın üzerine yürüyen “Batı uygarlığı” (!) değil mi?
Allah’ım! “İran” İran değil, sanki “imtihan”. Meğer, ne ağır imtihanmış bu İran!?
O, kalplerin özünü biliyor! Kimin kime niçin hasım, kimin kime niçin hısım olduğunu da. Ve hepimiz “iman” ettiğimiz için “emin”iz ki, hasımlığımızdan da hısımlığımızdan da o bir gün gelince, hesaba çekileceğiz

Bu yazı toplam 6392 defa okundu.
Yorumlayan:
Hak Arayan
Tarih:31 Ekim 2011 Pazartesi Saat 12:43
Yaf bir kere de
Yorum yazanlar sanırım yazının son paragrafını göremeyecek kadar körler ya da anlamak istemeyecek kadar kıtlar.Allah'ım şahit ol ki ben ne şiiyim ne de sünni.Sapına kadar MÜSLÜMAN'ım.Ve MUHAMMED ÜMMETİNdenim. Bu ümmeti asabiyetlerine kurban etmeye çalışan HAİNleri sana şikayet ediyorum.İranda ya da başka bir yerde kendi yerini ÜMMETde görenler kardeşlerimdir ama kendilerini "biz hakkız" olarak görenler "ayetlerini parçalanyanlar"dan oldukları için HASMIMDIR.
Yorumlayan:
yusuf
Tarih:06 Ekim 2011 Perşembe Saat 08:58
Semih kardeş tespitlerine tamamen katılıyorum.
İran sevdalısı, şii düşkünleri.Kişi sevdiği ile beraberdir.Günahkar bir ehli sünnetİ şii allameye değişmem.Dünyada bunca islam devleti varken Sayın İslamoğlunun iran sevdası düşündürücü.
Yorumlayan:
Semih İzci
Tarih:11 Eylül 2011 Pazar Saat 05:22
Sn.Yasir Ay Bilinçüstüne Çıkalım
Yasir kardeşim cevap hakkımı kullanıyorum.
1-Suimisal dediğin münferit bir olay değil genel bir bakış açısı istersen bu misalleri artırabilirim.
2-Kuveytli sözde dinadamına gösterilen tepkiler ise o allemelerin açıklamalarının bir kısmını okudum hepsi "ayıp etmiş" tadında laf olsun diye yapılmış yüzeysel tepkilerdi.
3-Suriye konusunda internet sitesine girmeme gerek yok bizzat oraya gitmiş ve oralı insanlarla konuşmuş bir insanım.
4-İran'a gidip adınızın ömer olduğunu söyleyin ve başınıza gelenleri gördükten sonra kardeşlik konusunda ne kadar ümidiniz kalacak.
5-"Allah katında bizim imamlarımızın makamına ne nebiyi mürsel nede meleki mukarreb ulaşamaz" diyen biriyle aynı dinden olmadığım için onunla ilgili vahdet kaygısı taşımam.
6-Salatalık yetiştirmemiş olabilirim ama şunu iyi bilirim karşısındaki insanın aklına saygı göstermeyen bir alim insan yetiştirdiğini zannedip aslında salatalık yetiştirdiğinin farkında bile olmaz.
Selam ve dua ile
Yorumlayan:
yasir ay
Tarih:04 Eylül 2011 Pazar Saat 22:35
bilinçaltınız yansıyor
semih ve onun gibi düşünen kardeşlerim:
1-suimisal misal olmaz. bir tarafın kötüsü gösterilip o tarafın tamamının kötü olduğu sonucu çıkarılmaz. mantık bilimine aykırıdır.
2-Kuveytli dinaadamı konusunda bilgi eksiğin var. kusura bakma . sor ve araştır lütfen. uzatamayacağım ama tepki veren 10 allame oldu en az.
3-suriye konusunu iyi algılamak için diğer siteleri de okumalısın.
4- ümmetin herhangi bir sorununa bakarken kardeş olduğumuzu unutmadan ve farklı bakış açılarımızın bizi ayrıştırmasına fırsat vermeden yorum yapmalıyız.
5- vahdet en önemli meselesidir. bunu unutmadan konuşalım.
6- ömründe salatalık yetiştirmemiş insanların insan yetiştiren insanlara-alimlere karşı daha edepli olması gerekir.
Allah basiretimizi ve ufkumuzu arttırsın
selam ve dua ile
yasin
Yorumlayan:
Semih İzci
Tarih:04 Eylül 2011 Pazar Saat 02:45
Bir kaç soru?
Sayın Hocam, Hz. Aişe'ye ağza alınmayacak iftiralarda bulunan Salman Rüşdi hakkında ölüm fetvası verdiği için Humeyni'yi övüyor. Öyleyse Allah'ın anneniz dediği Hz Aişe'ye Rüşdi'nin ettiği hakaretlerden çok daha ağırını ve aynı zamanda diğer halifelere eden Kuveytli şii din adamı Yasir El-Habib'ye aynı İran'ın ayetullahların ve allamelerinin sessiz kalması hakkındaki görüşlerinide bizimle paylaşsa. Bu konudaki tutarsızlıktan sonra acaba Rüşdi'ye gösterilen tepkinin siyasi şov amaçlı olmadığı konusunda bizi nasıl ikna edecek? Aynı zamanda İran'ın şia-sünni kardeşliğini savunduğunu söyleyen yorumcuyada bir sorum olacak; acaba başta Mustafa Turabi olmak üzere şii alimlerin hazırladığı Türkçe Kur'an mealinin önsözünde geçen "Oniki imama inandıkları için Türkiye'deki aleviler bize sünnilere itikad olarak daha yakın" inancıyla mı bu birlik sağlanacak? Şii alimlerin sünnilere bakış açısını bilmek için kendilerinin birkaç kitabını okumak yeterli. Suriye konusuna ise hiç girmiyorum bile...
Yorumlayan:
ibrahim KOÇBAY
Tarih:02 Eylül 2011 Cuma Saat 09:31
ZORBA
Hiç bir zaman zorbay yanlısı olmadım. Günün diktatörlerinide hiç tavsif etmedim. Ortadoğudaki ülkelerin başındakilerde zorba dır. Zorbaları hakların başından def ederken, onlardan daha fazla zorbaları getirmemek gerek. Hatta onlarla işbirlikcilik edilmemeli. Ordaki insanları katledenler, onları sömürmeye geliyorlardır. Bunun bilincinde olunmalı. Ordaki insanları çok sevdiklerinden onlara özgürlük getirmiyorlar. Daha çok kan , göz yaşı getiriyorlar. Örnek; Afganistan, Irak, Spmali vs ; bunlara kim destek verirse versin, insanlıktan nasibini almamış demektir...
Yorumlayan:
Ben Ben
Tarih:28 Ağustos 2011 Pazar Saat 16:49
Islamoglu iyi bir sairdir
Bence Islamoglu'da fena bir sair sayilmaz. Düzyazilari daha basarildir bence. Bu yazisini da o kategoride degerlendiriyorum. Fikri boyutu malesef cok düsük. Fikir dünyasinda ana okulu seviyesi diyebilecegimiz seyler karalamis kendince ama, retorik yönü fena sayilmaz.

Islamoglu, gectigimiz haftalarda 3 kez Iran'i yazan Yusuf Kaplan'i da ele alsa ya. Ismet Özel son zamanlarda Türkiye'deki islami kesimin fikir seviyesinin düsmesi ile birlikte (ki Islamoglu'nun yükselisi buna baglanmalidir) tukaka ilan edilmeye calisilan biridir. Evet, Ismet Özel anlasilmamakta. Cünkü insanlar 19.yy sonu ve 20. yy basinda Türkiye ile birlikte yeniden tanzim edilen dünya düzeninin temellerini bilmiyorlar. Ismet Özel ise o günler bugünler arasinda köprü vazifesi gören biridir. Islamoglu ve popülerlesmis (ve böylelikle de ruhsuzlasip leslesmis) islami kesimin anlamamasi tamamen bundan kaynaklaniyor. Islamoglu dilerse Yusuf Kaplan'in yazisina da ayni aciklikla (yani isim belirterek) yazi yazsa ya.
Yorumlayan:
ethem türkdönmez
Tarih:23 Ağustos 2011 Salı Saat 00:46
düşünün....
hocam sorduğunuz soruların cevabını bulabilmek için tarafsız tarih sosyoloji siyaset ilimlerinden nasiplenmek lazım...bunlardan yoksun yorumlar Rahmana hizmet ettiğini zannederken şeytani yorum ve eylemlere hizmet etme sonucuna yol açarken şeytanın en çok hoşuna gidende bu tavırdır...bu sayede müslümanların arasına büyük fitne sokabilmektedir...Rabbim bilinçsizlerine anlayış versin bilenlerinin sonunu hızlandırsın...amin
Yorumlayan:
Müselman
Tarih:22 Ağustos 2011 Pazartesi Saat 22:12
Lebbeyk Ya İmam...
Selam olsun İslam'ın aziz evlatlarına...
Yorumlayan:
mansur
Tarih:20 Ağustos 2011 Cumartesi Saat 04:05
İslamoğlu hocanın tv si Suriye devrimine destek verdi.
Zalimlere karşı daima ümmetin kardeşliğini savunan İslamoğlu hocamızın kurduğu Hilal TV, Suriye olayları başlayınca hep devrime destek veren yayınlar yaptı. Hatta bildiğim kadarıyla devrim yanlısı 16 Temmuz eylemine açık açık destek verip reklam yapan tek İslami kanal idi. İsteyenler YouTube'dan Hilal TVnin Gündem Analiz programını izleyip bu dediğimi görebilir. Bu söylediklerim de bu yazıya bir anekdot olsun istedim vesselam.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI