Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
"İyi ki öldün Uğur!
Mustafa İslamoğlu
mustafaislamoglu.com
14 Mart 2010 Pazar Saat 14:12

Tarih tekerrür edince yazı da tekerrür eder. Tarih tekerrür etti ve Mumcu'nun ölümünden rant devşiren "cinayet rantiyesi", Ahmet Taner Kışlalı'nın ölümünü de ranta çevirdi. Bize de, yeni bir yazı yazmak yerine, Uğur Mumcu'nun ölümünün ardından 6 yıl önce yayımlanan yazımızı -mazereten- tekrar yayınlamak düştü. Siz bu yazıda geçen isimleri değiştirerek okuyabilirsiniz; benzerlik sizi de benim gibi hayrete düşürecektir...
"İyi ki öldün Uğur!

Toprağın bol olsun Uğur! Sen öldün diye darbeciler, ateistler, sabataistler, rantçılar, eroin mafyası, mal götürücüler, işbitiriciler, CIA, MOSSAD, GLADİO ve bilumum vesaire içten içe ne kadar sevindi, bilemezsin!

Senin ölümün en çok müslümanları üzdü Uğur. Şaşırdın değil mi? Ama gerçek bu. Dinle bak:

Hükümet ve onun başı sana minnettardır Uğur! Ölümün içerde halkıyla başı dertte olan, verdiği 500 günlük sürenin dolmasına rağmen hiçbir sözünü yerine getiremeyen, enflasyon ve faizi düşürmek şöyle dursun, daha da şişiren, olanca hava atmalara ve caka satmalara rağmen dışarıda dişe dokunur hiçbir başarı sağlayamayan, Batılı değerlerin Ortadoğu'ya pazarlanmasında taşeronluğu üstlenen ve onu da yüzüne gözüne bulaştıran, Amerika'nın Somali'deki işgalini pekiştirmek için askerini yolladığı halde Bosna'ya seyirci kalan hükümeti rahatlattı. İşçilerin, memurların, yoksul halk yığınlarının, hak arama mücadelesinin üzerine senin ölü cesedini örttüler. İnan ki ölümün hükümete uğurlu geldi Uğur!

Otoriter Cumhuriyet'ten çok sesli demokrasiye bir türlü geçemeyen sistem sana minnettardır Uğur! Son yıllarda bayağı başı sıkışmıştı rejimin. Onun yılmaz bekçileri, bu ülkeyi öz halkının elinden kurtarmışlar, gül gibi geçinip gidiyorlardı. Demirbaş iktidarlarının canını sıkan 'dandik hükümetleri' bir 'darbeyle' yere seriyorlardı. Yüce soygun ve kutsal talanlarına ardına kadar açılan kapılardan girip işlerini bitiriyorlardı. Sistemin öz çocukları bile, adını "demokrasi" yerine "kleptokrasi" koymuşlardı. Sistemden beslenenler bile sistemi eleştirerek köşeye sıkıştırmışlardı ki, Hızır gibi imdadına yetiştin zavallı sistemin. Sayende bitkisel hayatını biraz daha uzattığı için, rejim sana minnettardır Uğur!

12 Eylül darbecileri sana minnettardır Uğur! Ölümün tam da 12 Eylülcü paşaların cunta döneminde malı nasıl götürdüklerini ortaya koymak için, cuntanın Anayasaya yerleştirdiği geçici 15. maddenin kaldırılması tartışmalarına denk geldi. Ne tesadüf değil mi? Cunta liderinin "kızlarım için 750 bine aldım" dediği evlerin gerçek değerinin 250 ila 750 milyon olduğu, cunta üyesi kuvvet komutanlarından birinin F-16 alımında milyar dolarları bulan 'usulsüzlük' yaptığı, bu paşanın eşinin İş-Kur ve Bağfaş adlı şirketler aracılığıyla yaptığı yolsuzluk; yine cunta üyelerinden bir başka paşanın oğluna aldığı düşük faizli 'özel' kredi ve şaibeli ihaleler, darbecilerin başbakanı bir eski Paşa'nın hükümeti döneminde 200 milyar karşılıksız para bastırarak bunu kayıtlara geçirmeyip "Devlet Partisi" kurmak için kullanması... Bu madde kalkarsa, "rejimi kurtarmak" bahanesiyle yapılan darbelerin "soygunu sürdürmek" için yapıldığı ortaya çıkacaktı. Gözlerimle gördüm Uğur! Bilir misin, İzmir'de "Teleferik" diye şirin mi şirin yeşil bir tepe var. O tepenin çam ormanı eteğine 12 Eylül darbesini fırsat bilen üst rütbeli subaylar düzinelerce "villa-kondu" konduruvermişler; anlayacağın bir "arazi darbesi" bu, tabi ki vatan-millet aşkına. Evet Uğur, şimdi darbeciler de sana minnettardır.

İrtica çığırtkanı laikçi ve Kemalist militanlar da eminim ki "İyi ki öldün Uğur" temposu tutuyorlardır Uğur! Artık "irtica geliyor!" çığlıkları yalama olmuştu. Samimi Kemalistler bile inanmıyordu bu mavallara. Kitleleri sokaklara nasıl dökeceklerini, "cambaza bak" oyununda neyi kullanacaklarını onlar da şaşırmıştı ki, ölümün yetişti imdada. TRT'nin anahaber bülteninde sana ayrılan vıcık vıcık 45 dakikanın lafı mı olur Uğur! Onların hepsi ta yürekten seni "kurtarıcı" gibi alkışlayıp, içlerinden "İyi ki öldün Uğur!" diyorlardır.

Batmak üzere olan Cumhuriyet Gazetesi'nin patronları sana minnettardır Uğur! Adamlar sayende bir gecede servete boğuldular. Cumhuriyet Gazetesi, 70 binlere kadar düşen ve daha da düşeceği kesin olan tirajını sayende katlayarak 170 binlere çıkardı. Öldün diye bayram etseler haksızlar mı Uğur? Cumhuriyet Gazetesi'nin patronlarının, ölümün sayesinde ceplerine giren reklam paralarının ne kadar olduğunu biliyor musun Uğur? Ölümünle Cumhuriyet Gazetesi'ni mali krizden kurtardın, onlar sevinmesin de ben mi sevineyim Uğur?

Evet Uğur, görüyorsun ya, ölümün herkesi sevindirmiş. Söyle Allah aşkına, bu kadar yakınını sevindirmek için neden bunca bekledin?

Senin ölmene sevinemeyen, çünkü ölümünden sebeplenmeyen tek kesim İslami camiadır Uğur! Evet, garip ama gerçek bu: Mü'minler sevinemediler, çünkü senin ölümünden hiçbir menfaatleri olmadı, aksine zarar gördüler; değerlerine küfredildi, inançlarına hakaret edildi. Öz vatanlarında parya olduklarını yeniden acı bir biçimde hatırladılar.

Ölümünü herkes kendi hesabına kullandı. Kimileri, senin felaketinin üzerine kendi saadetlerini bina etti. Kimileri, ölümünü kalın bir yorgan gibi, kokuları çıkmasın diye üzerlerine çekti. Bazıları için ölümün bir can simidi, bazıları içinse 'kendi gelen kısmet' idi.

Ama biliyorum Uğur, seni şimdi bütün bunlar değil, hayatın ve ölümün değişmez yasalarını koyan Mutlak Otorite'nin huzurunda vereceğin hesap ilgilendiriyor. Hiçbirimizin kaçamayacağı ve senin de kaçamadığın ezeli ve ebedi gerçek olan ölümün kollarında çıktın huzura, Allah'a hesap vereceksin.

Ben ve benim gibi hesabın zor olduğuna inananlar, her cana yandığı gibi senin için de yanar Uğur. Şimdi Huzur-u İlahi'de, hiç yaşamamış olmayı mı temenni ediyorsun, yoksa Kur'an'ın haber verdiği gibi "Keşke, toprak olup gitseydim" mi diyorsun? Kim bilir belki de, öldükten sonra dirileceğine iman etmemekle düştüğün dehşet yanılgı için hayıflanıyorsun?

Yazık oldu sana Uğur, tıpkı ruhları bedenlerinden çok daha hunharca katledilen birçoklarına yazık olduğu gibi. Birileri sefasını sürerken "ölümün", sen cefasını çekeceksin. Yaşarken birilerinin pis işlerini gün yüzüne çıkarırdın, şimdiyse o 'birileri', seni pis işlerine 'alet' ettiler.

Duyuyor musun beni Uğuur!?"

( 25 Ekim 1999 )

Bu yazı toplam 4584 defa okundu.
Yorumlayan:
Bağımsız Mücahid
Tarih:02 Ekim 2011 Pazar Saat 02:30
aynaya bak
bu orhan gündoğdu çapulcusu çeşitli platformlarda sünnicilik yapıyor.
Yorumlayan:
orhan gündoğdu
Tarih:10 Aralık 2010 Cuma Saat 15:43
herkes olduğu gibi görünsün.tezgah çevirmesin.ergeç farkediliyor.
inanın size ilmi olduğu halde şia sempatizanlığı ve yine mısırda orataya çıkan selefi akımını ülkemizde yaymanın peşinde olduğu bir yığın yazı ve makale reddiye gönderirim.islamoğlunu tanımadığınız açıkca ortada ayrıca ehli sünneti anlama konusunda ve mezhepsizliğin sonununda dinden çıkmanın köprüsü olabileceği gerçeğinide bilmeddiğiniz ortada.ben şahsına bir şey demiyorum.yanlız gerçekci olsun ve neyse öyle davransın ben ehl sünnetim deyip ve imamı azam idoüm deyip ehli sünneti yıkamanın hesabını yapmaya ve bozuk fikirlerini aktarmaya devam ediyor.
Yorumlayan:
Coşkun Uzun
Tarih:09 Nisan 2010 Cuma Saat 13:56
Hangi Ehli Sünnet
Sayın Orhan Gündoğdu
Hayret başlığıyla kısa bir eleştiri yazmışsınız.

Allah aşkına tarif edebilir misiniz Ehli Sünnet nedir?

Siz; din penceresinden mezhpeplere bakmak dururken, mezheplerin kısır ve dar sınırları çerçevesinden dine bakan ve onlarla dini sınırlayan bir mantığa islam inancı demiyecekesinizdir umarım.

Elbette taklit konumunda olan herkes kendini bir şekilde mezhebe nispet edecek ve kendisini bir mezheple tanımlayıf ifade edecektir. Fakat aklı başında hiç bir müslüman mezhepsizlik veya mezhepçilik yapamaz, yapmamalıdır.

Siz sünnet muhalifleri(mezhepsizlik) derken de sanırım klasik sünniliği dillendiriyor ve sünnicilik yapıyorsunuz farkında olmadan.

Ümeyye oğullarının hilafeti nasıl saltanata dönüştürdüğünü, dinin nasıl iktidar ve saray siyasetinin elinde oyuncak olduğunu göremiyorsunuz.

Din bizim veya kimsenin tekelinde değil! İnsanları şablonlara oturtmayalım, kalıplara sıkıştırmayalım LÜTFEN.
Yorumlayan:
Coşkun Uzun
Tarih:09 Nisan 2010 Cuma Saat 12:51
Hangi Ehli Sünnet
Sayın Orhan Gündoğdu
Hayret başlığıyla kısa bir eleştiri yazmışsınız.

Allah aşkına tarif edebilir misiniz Ehli Sünnet nedir?

Siz; din penceresinden mezhpeplere bakmak dururken, mezheplerin kısır ve dar sınırları çerçevesinden dine bakan ve onlarla dini sınırlayan bir mantığa islam inancı demiyecekesinizdir umarım.

Elbette taklit konumunda olan herkes kendini bir şekilde mezhebe nispet edecek ve kendisini bir mezheple tanımlayıf ifade edecektir. Fakat aklı başında hiç bir müslüman mezhepsizlik veya mezhepçilik yapamaz, yapmamalıdır.

Siz sünnet muhalifleri(mezhepsizlik) derken de sanırım klasik sünniliği dillendiriyor ve sünnicilik yapıyorsunuz farkında olmadan.

Ümeyye oğullarının hilafeti nasıl saltanata dönüştürdüğünü, dinin nasıl iktidar ve saray siyasetinin elinde oyuncak olduğunu göremiyorsunuz.

Din bizim veya kimsenin tekelinde değil! İnsanları şablonlara oturtmayalım, kalıplara sıkıştırmayalım.
Yorumlayan:
mualim fikir
Tarih:26 Mart 2010 Cuma Saat 00:28
YAZMAYA DEVAM EDİN
Atv de ki programı izledim. Ogünleri hatırladım ve o saydığınız değişimi istemeyen dört kesimi çok güzel anlatmışsınız. Tabi anlamak isteyene. Bu dörtlüler herkesi kullandıkları gibi şimdilerde müslümanlık kisvesine bürünenleri kullanıyorlar. Sizde bilirsinizki amaç siz değil yükselen TEVHİDİ düşünceyi yıpratmak. Beyinlerini kiraya verenleri seri üretime takamadıklarından sizle uğraşıyorlar. Bir bulanım bir güvensizlik ortamı yaratıp "Ak ledesiniz" farzından bizi uzaklaştırmak gayretleridir bunlar. Bir ara baş örtüsü eylemlerine katılmayın çarşafa bürünmüş erkekler proveke ediyor, diyenlerle uyutturdular. Şimdilerde ise iftiralarla geliyorlar Cevaplarınız net ama anlayana. Cuma hutnenizde Allahtan korkun diyorsunuz. Kime "Kiminizi makamla, kiminizi servetinizle imtihan edeceğim" diyor yaradan evet süslü kürsülerde oturup birazda birileri yürü diyorsa kendilerini alim zannedip çıkıyorlar Ortaya. Lütfen siz yazın bizlerin enerjisini tüketemiyecekler Ebuzer gibi Olmasını öğrendik sizden
Yorumlayan:
Mualim Fikir
Tarih:25 Mart 2010 Perşembe Saat 22:15
Müslümana sselam iftiracıya bela inşallah
mustafa abi seni seviyoruz. AİLEM ÇOCUĞUM HERGÜN KANALINI İZLİYOR. Biryerlere tutunamayan Aydın müslüman çevrelerince değer bulamayan size iftira atan zihniyet METİN YÜKSEL\\\\\\\\\\\\\\\'İ ŞEHİT EDEDEN OKUMAKTAN YOKSUN SOYUT DÜŞÜNE BİLME ÖZÜRLÜLER DEĞİL Mİ. ŞEHİDE KURŞUN SIKTIKTAN SONRA TEKBİR ÇEKİP KAÇANLAR DEĞİL Mİ? SİZ SAKIN ÜZÜLMEYİN BİZ OKUYUCULARINIZ ŞUNUN FARKINDAYIZ. KÜFÜR TEK MİLLETİR. MEYVE VERMEYE DEVAM EDİNİZ. SİZİN KULLANDIĞINIZ KAVRAMLARI CÜMLE İÇİNDE KULLANDIRTSANIZDA BUNLAR ANLAMAZLAR. "NASIL YAŞADIYSANIZ ÖYLE DİRİLİRSİNİZ" BUNLAR NASIL DİRİLECEK ACABA EHLİ SÜNET İLE İHLİ ŞİA ARASINDA Kİ NÜANS FARKLARINI BİLE BİLMEYEN. KAFASINA BİR SARIK VE CÜBBE İLE ÇIKAN F. ALTAYLININ ŞAKLABANI SÖZÜM ONA HOCA BEYFENDİSİNİN GÜCÜ YETMEYİNCE TÜRK SOLLU DERGİSİNİN KOPYASI OLAN GÜYA İSLAMİ ÇİZGİDE OLAN DERGİYİDE NİHAT GENÇ GİBİ NE DEDİĞİNİ BİLMEYEN İLMİ BİLGİLİKTEN YOKSUN ADAM GİBİ BAĞIR ÇAĞIRDA AYDIN SANSINLAAR HAVALARINA BÜRÜNEN BU DErgiyide sizide bilen biliyor
Yorumlayan:
orhan gündoğdu
Tarih:19 Mart 2010 Cuma Saat 17:24
hayret
ah birde ehli sünnet muhalifi yazılar ve tefsirler yazmasa.ancak onuda birileri yönlendiriyor.yazık bu ilimlelrle ehli sünnet düşmanlarını fikirlerini savunan bir adam .mustafa islamoğlu......
Yorumlayan:
M. Halil PAZARLI
Tarih:17 Mart 2010 Çarşamba Saat 00:21
HAKLISIN DA HOCAM!..
Yıl 1999.. Gerçekten tam isabet.. Ancak Sevgili Hocam siz kimseden korkmadan taa Siyaset Meydanı'nda belki de ondan çok önce Hakkı savunan ve hayatı Kur'an gözüyle irdeleyen bir kulsunuz ki; Sizi incitmeleri, iftira atarak durdurmaları, öldürerek susturmaları yani kısaca ne yaparlarsa yapsınlar Allah aşkına SUSMAYACAK nadir bir kişiliksiniz. Elimden geldiğince de sizi örnek alarak Resülü Ekrem Efendimin SAV. ayak izlerini takip etmeye çalışan "Yakin Allah Tasavvuru"a iman eden malca fakir, Rab mevzusunda O'nun lütfuyla en zengin kullardan biriyim. Asla yılmayacağınızı biliyorum. Banada örnek olduğunuz için size İnşallah ahirette komşunuz olurum diyorum.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI