Dünya’da çeşit çeşit sorunlar var. Baktığımız her noktada bir zulüm, bir haksızlık ve iyilik isteyenlerin mücadele etmesi gereken bir mesele. Peki, İslam insanlara kurtuluşu vaat ediyorsa biz İslam dini mensuplarına da bu kötülüklerle savaşmak için bir metot belirlemiyor mu?
Eğer kendi kafamızdan bu kötülüklerle savaşacaksak İslam manasız kalmıyor mu? Kur’an sadece ölülerin başında okunmak için ya da yaz tatillerinde çocuklara öğretilmek üzere mi gönderildi?
Tam bu noktada Müslümanların bir metodu olması gerektiğini anlıyoruz. Allah’ın kitabı ve Allah’ın peygamberi bu metodu bize çok güzel açıklıyor. Hz. Muhammed, risaletin geldiği ortamda bulunan onlarca soruna ve haksızlığa karşı tek bir metot izledi o da “La ilahe illallah” davasıydı.
Peki, La ilahe illallah ne demek? Bütün bu sorunlara tek başına nasıl çözüm olabilir?
Şöyle açıklayalım:
Aşağıda sayacağımız ve sizin aklınıza gelen diğer tüm sorunların temelinde, çıkış noktasında ‘insan’ olduğu gerçeği hakkında kimse aksi bir şey söyleyemez.
Kürt sorunu
Ermeni sorunu
Türk sorunu
Rejim sorunu
Kapitalizm
Emperyalizm
Sömürü
Cinsiyetçilik
Milliyetçilik
Irkçılık
Mezhepçilik
Devlet zulmü
Soykırım
Küresel ısınma
Mevsimlerin değişmesi
Nükleer santraller
Çevre felaketleri
İşgaller
Katliamlar
Sürgünler
Adalet sistemi sorunu
Ekonomik adaletsizlik
Ekonomik sınıflar
Sosyal statüler
Emek sömürüsü
Ahlaksızlıklar
Ensest ilişkiler
Tecavüzler
Müstehcenlik
Teşhircilik
Kadın sömürüsü
Terör
Bütün bu saydığımız sorunların temelinde insan var. Hepsi insanların yaptığı bu dile getirdiğimiz yanlış görüş/tutumlardan kaynaklanıyor. Lokal olarak bu sorunlara yapılacak ayrı ayrı müdahaleler, belki özel olarak kısmi iyileştirmeler sağlayabilir ancak hiçbir şekilde tamamen ortadan kaldıramaz.
“La ilahe illallah” davası ise tüm sorunlara karşı kökten bir çözüm sunuyor. O da otoritenin olduğu her yerden ‘insan’ı çıkarmak. İnsan, Allah’ın dünyasında kesinlikle bir otoriteye sahip olmayacak ve tümüyle Allah’ın yasalarına itaat edecek. Eğer Allah’ın yasalarının (Kur’an ayetleri ve Allah’ın elçisinin uygulamaları-hayata bakışı) bu sorunlara çözüm olamayacağını, eksik kalacağını düşünen varsa öncelikle Allah inancını sorgulamalıdır. Sadece yaratmak ile kalan bir Allah, Allah olabilir mi?
İnsanın otorite-sultanlık-krallık-hâkimiyet-idare sahibi olmasından kaynaklanan bu sorunlarla mücadele Müslüman bireylerin tek sorunu olmalıdır. İnsanın otoritesini ortadan kaldıran ise Allah’ın elçisinin her şeyden önce insanlığa sunduğu Tevhid mücadelesidir.
Tevhid mücadelesi her boyutta, dünya var olduğu sürece sürer. Allah’ın hâkimiyetini savsaklamaya, engellemeye çalışanlara karşı verilen mücadele ile Tevhid inancının yüreklerde yer etmesi için verilen mücadele birbirinden ayrılamaz, birisi olmadan diğeri yetersiz kalır.
De ki: 'O, gökleri ve yeri yaratırken ve O, (hep) besleyen (hiç) beslenmezken, ben Allah'tan başkasını mı veli edineceğim?' De ki: 'Bana gerçekten müslüman olanların ilki olmam emredildi ve: Sakın müşriklerden olma.' (denildi.) En'âm 14