Sakaryalı Müslümanlar: Hayrola ?

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu 597. hafta açıklamasında CIA başkanı ve Amerikan Genelkurmayı’nın ziyaretlerindeki risklere dikkat çekti. Referandum sürecinde halkı birbirine düşman edecek söylemlerden uzak durulması çağrısı yaptı.

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu 597. hafta açıklamasında, batılı hükümet temsilcileri ve bürokratların ardından CIA başkanı ve Amerikan Genelkurmayı’nın Türkiye’ye gelişiyle ilgili olarak “Türkiye’ye bu yoğun ilginin arkasında ne tür bir siyasetin olduğu hepimiz tarafından merak ediliyor. Bu aşamada şu geleneksel sorumuzu sormalıyız: Hayrola?” dedi. Platform adına Diriliş Saati Dergisi’nden Ali Gürler’in okuduğu açıklamada “Son süreçte Amerika ve batılı müttefiklerinin 15 Temmuz’da kaybettikleri itibarlarını tekrar kazanmayı ve Türkiye ile ittifak tazeleyerek Ortadoğu’ya dönük yeni bir planı hayata geçirmeyi planladıklarını düşünüyoruz… Batıya güven olmayacağını, batının ne denli iki yüzlü olduğunu anlamak için son beş yıldır Suriye’de yaşadıklarımız ve 15 Temmuz darbe girişimi yetmiyor mu? Türkiye’nin Amerika’dan bağımsız bir politika izlemesinin ne denli elzem olduğu ortaya çıkacaktır. Bağımsız bir Türkiye hem bu ülke halkının, hem de ümmetin umudu olacaktır. Bölgesel ittifakları önceleyen, özellikle de İslam birliği için çaba gösteren bir Türkiye; hem bölge barışı, hem de dünya barışı için önemli bir aktör olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Açıklamanın devamında ülkedeki ekonomik gidişat ile referandum sürecindeki kutuplaşmaya dikkat çekilerek “Türkiye zor bir süreçten geçiyor. 2016’nın son çeyreğinde işsizlik %12,1’e ulaştı. Bu rakam son 7 senenin zirvesini oluşturuyor. Ürettiğinden çok tüketen bir Türkiye’nin geleceği yoktur. Türkiye’nin tüm iç dinamiklerini kullanarak; teknoloji üreten ve üretim gücünü geliştiren bir ekonomik, sosyal ve bilimsel seferberliğe ihtiyacı vardır.. Çözüm; birlik ve beraberlik ruhunu yakalamış bir Türkiye’den geçmektedir. Ülkemizin suni gündemlerle ayrışmasına izin vermemeliyiz. Mezhebi ve etnik ayrışmayı körükleyen her düşünce ve tavrı halkımızın vicdanında mahkum etmeliyiz. Başkanlık tartışmaları üzerinden bir ayrışmaya meydan verecek söylem ve eylemlerden uzak durmalıyız. Evet ya da hayır demeyi vatanseverlik ya da vatana ihanet olarak değerlendiren fanatik ve bölücü yaklaşımlara meydan vermemeliyiz. Halkımızı, ayrışmaya hizmet eden her türlü söylem ve eylem konusunda hassas olmaya ve karşı durmaya davet ediyoruz.” denildi.

597. Hafta Basın Açıklaması

Türkiye Amerika’nın Oyununa Gelmemelidir!

Son günlerde başta Amerika olmak üzere batılı hükümet temsilcileri ve bürokratlar ülkemizi yoğun bir şekilde ziyaret ediyorlar.

Almanya Başbakanı, İngiltere Başbakanı, CIA Başkanı ve son olarak da Amerika Genelkurmay Başkanı son iki haftada ülkemizi ziyaret eden batılı yöneticiler…

Bu aşamada şu geleneksel sorumuzu sormalıyız: “Hayrola?”

Türkiye’ye bu yoğun ilginin arkasında ne tür bir siyasetin olduğu hepimiz tarafından merak ediliyor.

Ancak hepimizin yine iyi bildiği bir husus da; şu ana kadar batı dünyasının Türkiye’nin hayrına hiçbir eylemine tanık olmadığımızdır.

Son süreçte Amerika ve batılı müttefiklerinin 15 Temmuz’da kaybettikleri itibarlarını tekrar kazanmayı ve Türkiye ile ittifak tazeleyerek Ortadoğu’ya dönük yeni bir planı hayata geçirmeyi planladıklarını düşünüyoruz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye’de devam eden Fırat Kalkanı Operasyonu’nda varılacak son nokta olarak El Bab yerine Rakka’yı işaret etmesini bu yeni planın ayak sesleri olarak öngörüyoruz.

Türkiye bu kez de batı yılanı tarafından sokulmayı hak etmiyor. Batıya güven olmayacağını, batının ne denli iki yüzlü olduğunu anlamak için son beş yıldır Suriye’de yaşadıklarımız ve 15 Temmuz darbe girişimi yetmiyor mu?

Şu soruların sorulmasının önemli olduğunu düşünüyoruz:

* Obama’nın gitmesi ve Trump’ın gelmesi ile Amerikan devlet aklının değişeceği gibi bir saflık mı bizi etkisi altına aldı acaba?

* Türkiye, Amerika’nın Ortadoğu’da güçlendirmeye çalıştığı Suud-İsrail cephesine dahil edilmeye mi çalışılıyor?

*Türkiye, İran’ı Ortadoğu’da sıkıştırmayı ve etkisizleştirmeyi hedefleyen Amerikan planına alet mi edilmeye çalışılıyor?

* Türkiye, Ortadoğu’daki Müslüman ülkelerin bölünerek birçok butik devletin zuhur etmesini öngören Amerikan planının hayata geçirilmesinde aktör mü kılınmaya çalışılıyor?

*Türkiye, Trump’ın Suriye ve Yemen’de güvenli bölgeler oluşturulması tezinin bir parçası mı yapılmak isteniyor?

Soruları çoğaltabiliriz. Soruları dikkatle irdeleyip cevaplarsak, Türkiye’nin Amerika’dan bağımsız bir politika izlemesinin ne denli elzem olduğu ortaya çıkacaktır. Bağımsız bir Türkiye hem bu ülke halkının, hem de ümmetin umudu olacaktır. Bölgesel ittifakları önceleyen, özellikle de İslam birliği için çaba gösteren bir Türkiye; hem bölge barışı, hem de dünya barışı için önemli bir aktör olacaktır.

Türkiye, Amerika, İsrail ve batılı müttefikleri ile ilişkilerini gözden geçirmeli ve NATO üslerini kapatmalıdır. 15 Temmuz’da ortaya çıkan tablo bu tercihi yapmak için bir fırsattır.  15 Temmuz’u Türkiye’nin geleceği için milad kılmak hepimizin görevidir.

Tüm halkımızı bağımsız bir Türkiye için hassasiyet oluşturmaya ve ayağa kalkmaya davet ediyoruz.

Türkiye zor bir süreçten geçiyor. 2016’nın son çeyreğinde işsizlik %12,1’e ulaştı. Bu rakam son 7 senenin zirvesini oluşturuyor.

Beyaz eşyadaki ÖTV’yi kaldırma gibi tüketim üzerinden ekonomiyi canlandırma ve büyümeyi yukarıya çekme eğilimi doğru değildir.

Ürettiğinden çok tüketen bir Türkiye’nin geleceği yoktur.

Türkiye’nin tüm iç dinamiklerini kullanarak; teknoloji üreten ve üretim gücünü geliştiren bir ekonomik, sosyal ve bilimsel seferberliğe ihtiyacı vardır.

Ekonomiye can suyunu Suudi Arabistan ve Körfez emirlikleri gibi Amerika’nın Ortadoğu’daki karakolları sayılabilecek ülkelerde aramak yanlıştır. Suud ve Körfez hattından gelen her kuruş bizi daha çok Amerika’ya bağımlı kılacaktır.

Çözüm; birlik ve beraberlik ruhunu yakalamış bir Türkiye’den geçmektedir.

Ülkemizin suni gündemlerle ayrışmasına izin vermemeliyiz.

Mezhebi ve etnik ayrışmayı körükleyen her düşünce ve tavrı halkımızın vicdanında mahkum etmeliyiz.

Başkanlık tartışmaları üzerinden bir ayrışmaya meydan verecek söylem ve eylemlerden uzak durmalıyız.

Evet ya da hayır demeyi vatanseverlik ya da vatana ihanet olarak değerlendiren fanatik ve bölücü yaklaşımlara meydan vermemeliyiz.

Halkımızı, ayrışmaya hizmet eden her türlü söylem ve eylem konusunda hassas olmaya ve karşı durmaya davet ediyoruz.

Adalet ve Özgürlükler Platformu Adına Diriliş Saati De

Oy verin

0 points
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

This post was created with our nice and easy submission form. İçeriğinizi oluşturun !

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir