Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Suriye Devrimi Kimin İşine Yarar?
Cihad Kayaduman
cihadkayaduman{x}hotmail.com Dikkat! E-mail için {x} yerine @ işaretini yazınız.
20 Nisan 2011 Çarşamba Saat 02:00
Suriye'de son zamanlarda ortalık karışık. Eylemler yapılıyor, güvenlik güçleri ile göstericiler çatışıyor, yaralanmalar hatta ölümler yaşanıyor. Neden? Yıllardır bu ülkede diğer arap ülkelerinde olduğu gibi bir diktatör var ve Mısır'da olduğu gibi şimdiye kadar hiçbir ayaklanma (Hama hariç) yaşanmadı ama bugün ne olduysa bütün dünya gibi Suriye'de karıştı.

Tamam, Beşar Esad bir diktatör ve müslümanlar diktatörleri devirmekle yükümlüdürler çünkü idarecilerinin kendilerinden olmasını yani müslüman olmasını öğütleyen, zorunlu kılan Allah'tır. Bu yolda mücadele etmek ibadettir, ölmek şehidliktir. Eyvallah da müslümanlar bir iş yaparken geniş çaplı düşünmeliler şuanda Suriye'de iktidarın değişmesi en çok Amerika ve İsrail'in işine yarayacaktır.  

Mısır'da, Tunus'ta veya Libya'daki gibi bir sonuçla sonuçlanan halk isyanı Antiemperyalist mücadeleye karşı ne kadar başarılı olabilir sizce? Amerika, İsrail ve tüm batının tek taraf olduğu ve karşısında sadece 2 örgüt ve 2 devletin kurduğu basit bir ittifakın olduğunu düşünürsek...

Batının karşısında senelerdir mücadele eden ittifak İran-Suriye-Hizbullah-Hamas ittifakıdır. Bu ittifakta her ülke veya her örgüt diğerlerinin sigortası konumundadır. Örneğin İsrail ve Amerika İran'a karşı bir operasyona kalkışırsa İran'ın başlatacağı asimetrik savaşta Gazze'den Hamas İsrail'i vuracak, Lübnan'dan Hizbullah Tel-Aviv'i vuracak Suriye'ye düşen görevde en azından İran-Hizbullah hattında sağlanacak destek ulaşımı olacaktır.


Aynı şekilde Suriye'ye saldırılması gündemdeyken İran'ın 'Suriye'nin bir karış toprağına saldırılmasını kendimize yapılmış kabul ederiz' açıklaması bu saldırının hangi elle olursa olsun gerçekleşmesini engellemişti. Ve yine aynı şekilde Gazze'de Hamas'ı bitirmek üzere harekete geçen İsrail başarılı olmaya yaklaşmışken Hizbullah buna müsade etmemiş ve savaşı kendi üzerine çekmişti. 33 gün savaşının çıkma sebebi de budur.


İran-Suriye ittifakı ile Lübnan'da Hizbullah güçlendirilip desteklenirken yine İran-Suriye-Hamas-Hizbullah ittifakı ile Hamas güçlendiriliyor, silah sahibi oluyor. Ortadoğu'da bu ittifakın dışında Amerika, İsrail ve tüm batı ile savaşan başka bir güç var mı? Daha önceki yazılarda belirttiğimiz gibi Türkiye şuanki iktidarla uluslarası arenada söylenmesi gereken gerçekleri söyleyerek belki bu ittifaka destek olur. Örneğin İran'da nükleer silah üretimi bahanesi ile baskılar sürerken Türkiye'nin aynı silahların kat ve kat fazlasının İsrail'de ve diğer ülkelerde olduğunu Uluslararası gündeme getirmesi gibi...


Bu ittifakın korunması gerekir çünkü Suriye'de gerçekleşecek bir yönetim değişikliği Mısır'da olduğu gibi Amerika'nın kontrolüne daha kolay geçecektir. Bütün cinayetlerini 'uluslararası hukuk' çerçevesinde işleyen batının yine uluslararası hukuk saçmalığına bağlı olacak bir Suriye'den rahatsız olacağını sanmıyorum. Eğer Suriye'de gerçekleşecek devrim tam anlamıyla bir 'İslam Devrimi' olacaksa tabiki destekleyelim bölgede gerçek bir ikinci İslam Devleti herşeyi değiştirecektir. Ancak böyle birşey olacağı diğer suni devrimlerin örneklerinde gördüğümüz gibi mümkün gözükmüyor. Çünkü bunun için herhangi bir alt yapı yok. Suriye'de yaşanacak herhangi bir devrim tamamen demokrasi, özgürlük vs. söylemleriyle seküler bir devrim olacaktır. Irak, Mısır, Katar vs. gibi devletlerden farkı olmayacaktır. Bu devrimlerin sonucunda yeni yönetimi ile Suriye önceki ittifakına sadık kalır mı sizce? Hizbullah'a gidecek İran desteğine yol verir mi? Hamas liderlerini ülkelerinde tutmaya devam eder mi? Hiç sanmıyorum, yapılacak ufak bir uluslararası baskıda İran uçaklarını indirip arayan Türkiye'ye benzeyecek, Hamas liderlerini ülkeden göndermek zorunda kalacak kısaca ittifakı bozacaktır.

Amerika'yı ve İsrail'i Ortadoğu'dan söküp atacak bu mücadele cephelerini kaybetmek mi daha kazançlı olacaktır yoksa Suriye'de bu cepheleri destekleyen bir diktatörün varlığını sürdürmesi mi? Amerika'ya karşı set olan ve batılıların zulmüne karşı koyan bu direniş cephelerini korumak daha öncelikli olmalıdır.


Ayrıca Suriye muhalefetinin önemli isimlerinden ve sokaklara afişleri asılan Ferid el Kadri'nin İsrail'e ziyaret gerçekleştirmesi ve güvence vermesi de kafaları karıştıran ayrı bir meseledir. Suriye muhalefetinin önemli ismi Kadri şöyle söylüyor:

“İsrail Beşar Esad yönetiminin devrilmesinden kaygılanmasın. Suriye halkının İsrail ile savaşmak gibi bir ilgisi yok. Beşar Esad’ın devrilmesinden korkmayın. Suriye Müslüman Kardeşler’in eline düşmeyecek. Eğer Müslüman Kardeşlerin İran’daki Ayetullah Humeyni gibi karizmatik bir lideri olsaydı, Suriye sokaklarında onun resimlerini görürdünüz”

“Protestocuların evlenecek parası ve temel ihtiyaçlarını sağlayacak bir şeyleri yok. Bu gençlerin İsrail ile savaşmak gibi bir ilgileri yok. Onlar daha çok sosyo-ekonomik geleceklerinin peşinde. Onların Filistin, İsrail veya savaş gibi bir gündemleri yok. Onlar geleceklerinin peşinde. Onlar korku duvarını aştılar. En önemli olan da bu. Orada büyük bir öfke var. Birçok kişi korku engelini aştı. Çok ilginç bir aşama bu” (1) (2) (3)

Evet, Suriye'de yaşananlar gerçek bir islami kıyam olsaydı ve başarı ihtimali yüksek olsaydı bu Ortadoğu'daki ittifakın geleceği için olumlu olurdu ve desteklenmesi gerekirdi ancak şuan görünen görüntü hiç te öyle değil.

Suriye'deki kardeşlerimizin zarar görmesini, öldürülmesini tabiki istemiyoruz ancak bizim için seküler bir devrim, İslami Direnişten daha öncelikli değildir.

Dipnot:
1- http://www.abna.ir/data.asp?lang=10&id=237014
2- http://www.velfecr.com/suriye-muhalefeti-icinde-bir-israil-muttefiki-4434-haberi.html
3- http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1119525
Bu yazı toplam 3113 defa okundu.
Yorumlayan:
Cihad Kayaduman
Tarih:04 Temmuz 2011 Pazartesi Saat 00:30
20 Nisan
Yazı Suriye isyanları başlamadan önce yazılmıştı ve o günlerde henüz katliamlar yaşanmıyordu. O yüzden katliamlar konusuna değinmemişim. Suriye konusunda daha güncel yazıma aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://www.islamigundem.com/suriyedeki-katliamlara-sevinenler-makale-2101.html

Ayrıca Suriye halkının katliamlara uğramasının durdurulması konusunda müslümanlar ellerinden ne geliyorsa yapmalı tabiki. Bizim söylediğimiz gözardı edilmemesi gereken bir kaç nokta olduğudur.

1-Batının çıkarlarını, hesaplarını, bu hareketlerin sonucunda ne olacağını nasıl yönlendirmeler olabileceğini düşünmemiz.

2-Bu katliamlar üzerinden başka hesaplar yapanlara dikkat etmemiz gerektiğidir. Akan kanı büyük bir hevesle kullanmak isteyenlerin ne yaptığını görmeye çalışmaktır.

3-Bu devrimlerin gerçek birer devrim veya islami devrim olmadığını anlamamız gerektiğidir.Müslümanların hedeflerinin ve metodlarının ne olması gerektiği, yanlış metodlarla yanlış hedeflere ulaşılacağına dikkat çekmek.

Vicdanımızı kaybetmeyelim ama vicdanımız gözümüzü kör etmesin, vicdanımız kullanılmasın-alet edilmesin.
Yorumlayan:
SÜLEYMAN KURT
Tarih:03 Temmuz 2011 Pazar Saat 23:33
TALİHSİZ BİR YAZI
Değerli kardeşim bu gün binlerce müslümanın kanının üzerine bu yazıyı yazmış olmanı anlamak çok güç. Nedir yani hakettiler gebersinler mi demeliyiz...
Yorumlayan:
Mansur
Tarih:24 Haziran 2011 Cuma Saat 23:56
Hasan Tarak son noktayı koymuş.
Hasan Tarak kardeş bu meseleye son noktayı koydu, Suriye'de mevzu bahis olan şey onbinlerce müslümanın kanıdır. İnsan hayatının ve namusunun konuşulduğu yerde siyasi hesap yapılmaz. Cihad abi Allah rızası için bu yazınızı anasayfadan kaldırın ve bu güzel haber sitesinin Suriye halkına bakışını gözden geçirin. İnanın ki Suriye müslümanlarını Esed rejiminin kollarına teslim etmeniz Filistin davamıza daha çok zarar verir. Hakk Teala ümmetimizi muhafaza buyursun. Amin.
Yorumlayan:
Hasan Tarak
Tarih:20 Haziran 2011 Pazartesi Saat 12:22
Bu devrimler İSLAMİ olabilir...
İslam coğrafyasında ve Özellikle Suriye'de uzun yıllardır süregelen bir zulüm var. Hama katliamını unuttuk mu?Hakiki müslümanlara karşı devletin sistematik zulüm ve ölümleri devam etmekte.Durum çok vahimken çok zorken kendini onların yerine koymadan 'Bunlar İsrail'in Amerikanın işine gelir.'gibi saçma sapan şeyleri nasıl yazabiliyorsunuz?!.Kurtuluş savaşının sonucu kafirlerin işine yaradığı için keşke ecdat Kurtuluş mücadelesini vermeseydi diyebilir misiniz? Tabiki hayır. O halde orada verilen mücadele de bir nevi kurtuluş mücadelesidir.Şartlar ve olaylar bir devrimi gerektirmektedir.Bu devrimleri Amerika başlatıyor olabilir İslami direniş veya devrim de olmayabilirler çok önemli değil.Önemli olan bunların desteklenerek İslami bir devrime dönüştürülmesi veya Amerikanın istemediği şekilde sonuçlandırılmasıdır.İşte bize düşen; bu devrimler israilin işine yarar çığırtkanlığını yapmak değil İslam'ın işine yaraması için çabalamaktır.Onlar yapabiliyorsa biz de yapabiliriz.Çünkü Allah bizimle
Yorumlayan:
Nuri
Tarih:18 Mayıs 2011 Çarşamba Saat 18:00
devrim nedir arkadaş
Amerika'ya boyun eğen yeni bir sistem ile şuanki sistemin farkı ne olacak? bunun islami devrim olduğunu söyleyebilen var mı? eğer islami devrim değilse neyin devrimi, kimin devrimi bırakın yahu... olsa olsa amerikanın devrimi olur
Yorumlayan:
m.s
Tarih:18 Mayıs 2011 Çarşamba Saat 16:49
esselam
Yorumları okudum. çoğu yazara karşı gelmiş fakat bunu yaparken çok tehlikeli cümleler sarfetmişler .. "İSrail ile sünniler bir olup şiiliği yok edecekler" miş. bunu nasıl düşünebilirsiniz ey Müminler!! küfür tek millettir. bizim de tek ümmet olup asıl büyük seytanları bitirmemiz gerekir. yazarın eleştirdiğiniz görüşleri yüzünden İsrailin safına geçmeyi düşünmek ne kadar ferasetli bir davranıştır acaba ?
şunu unutmayın Müslümnlar: Irak ta saddamdan kurtulduğuna sevinmişti fakat çok geçmeden amerika saddamı arattı. evet suriye de bir devrim olmalı ama bu devrimi halkın çok iyi değerlendirmesi şeytanlara fırsat vermemsi gerekiyor .
"Rabbimiz kafir topluma karşı bize yardım et!"
Yorumlayan:
mansur
Tarih:18 Mayıs 2011 Çarşamba Saat 16:21
Suriye halkı devrimden sonra Filistin'i yalnız bırakır mı?
Kardeşlerimiz eğer bir de Hakan Albayrak ağabeyin yazısını okurlarsa daha doğru bakabilirler olaya:
http://www.islamigundem.com/merak-etmeyin-suriyede-halk-rejimden-daha-antisiyonist-makale-1968.html
Yorumlayan:
Mansur
Tarih:18 Mayıs 2011 Çarşamba Saat 16:19
Suriye halkı devrim yapmasın da ne yapsın?
"Eğer devrim gerçekleşir de zalim esad giderse yerine ABD kuklası bir yönetim gelir." diyorsunuz, başka bir şey demiyorsunuz. Ezberlemişsiniz gidiyor. Bu varsayımlarınızı doğru kabul etsek bile suriye halkına ne diyelim?"Artık ok yaydan çıkmışken ve Esad'ın gözünü iyice kan bürümüşken devrimi falan bırakın, kendinizi rejimin kullarına teslim edin, öyle mi?" esad'ın hizbullah'a yaptığı yardımların hatırına devrimi yarıda bırakırlarsa suriye halkının can güvenliğini hangimiz üstlenecek? İkinci Hama'ların yaşanmayacağından nasıl bukadar emin olabiliyorsunuz? timeturk.com'a girin de zalim Esad'ın zulümlerine bakın, tabii eğer dayanabilirseniz! Yapma böyle Cihad abi, ben ümit ediyorum ki Suriye halkı her zaman olduğu gibi devrimden sonra da Filistin diyecek başka bir şey demeyecek? ABD'nin diplomatik emellerle devrimciler lehine sözylediği üç beş lafa güveniyoruz da müslüman milyonlara güven(e)miyoruz. Bu mu basiret? Selam ve dua ile..
Yorumlayan:
Ömer Belül
Tarih:15 Mayıs 2011 Pazar Saat 10:06
sizi gizli şia dostları sizi
Suriye de dört büyük ayaklanma olmuştur ve sizin Hama hariç hiçbirisinden haberiniz yoktur. Ayrıca şunu da bilmiyorsunuz; Peygamberimize hakaret edildiğinde ve Filistin Davası için de defalarca Arap dünyası ayağa kalkmıştır şehidler vermiştir. Suriye de ki tağut devrilirse bidat ehli şerefsiz şianızın rahatı bozulacak değil mi? Onu Mücahit mi sanıyorsunuz? Asıl Mücahit El Kaidedir. Irakta şiiler hain hain abdlilerle işbirliği yaparken Kaide cihad ediyordu. Suriye de daha güçlü bir Sunni cihadi hareket olacak inşaAllah ve bu israille birlikte şiiliği de yok edecek inşaAllah.
Yorumlayan:
Barış Uzun
Tarih:30 Nisan 2011 Cumartesi Saat 22:39
At gözlükleriyle İslam coğrafyasına bakmak
Yazar arkadaş kendi zanları üzerine bir ortadoğu resmi çizmiş ki gerçeği ile alakası yok.
Her şeyden önemlisi bu resmin içinde halk yok.
Mısır'da, Tunus'ta siyasi özne olarak tarih sahnesine çıkan kitleler, ve şimdi Suriye'dekiler de dahil kendisince sıradan yığınlar, makro mekanizmaların edilgen nesneleri...
Sizin "ultra-islami" ütopyalarınıza uymuyor diye Mısır'da, Tunus'ta yaşanan sürecin nasıl üstünü çizebilirsiniz?
Bu cüreti nerden alıyorsunuz?
Tahrir'de oluk oluk akan kan müslüman kanı değil miydi?
Tarihin rotası sizin ütopyalarınızı tatmin etmek üzere istikamet belirlemiyor. İslami bir devrime doğru emareler göstermiyor diye kalkıp İhvan'ın ve Mısır devriminin üstünü çizemezsiniz.
Mısır devrimi filistin politikası noktasında ilk meyvelerini vermeye başladı.
El Fetih ile Hamas uzlaştırıldı,10 gün içinde Rafah sınır kapısı süresiz açılacak.. İsrail tedirgin bekleyişler içinde.
Siz ise burada somut gerçekler ütopyalarınıza uymuyor diye yakınıyorsunuz!
Rabbim feraset versin!
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI