‘Tanıdığım En Hoş Terörist’: Abdulaziz Rantisi – (Dosya)

Liste
10 Gönderilen

17 Nisan 2004’te şehid edilen Hamas’ın kurucularından ve liderlerinden Dr. Abdulaziz Rantisi’yi şehadetinin 13. yılında rahmetle anıyoruz.

 

Şeyh Ahmet Yasin’den sonra Hamas’ın lideri olan Dr. Abdülaziz Rantisi 17 Nisan 2004’de İsrail uçaklarından atılan bombalar sonucu şehid olmuştu. Dr. Rantisi bir basın mensubunun sorusu üzerine, “Siz bizim ölümden korktuğumuzu mu zannediyorsunuz? Ölüm kanserden ölsen de Apaçi ile vurulsan ya da kalp krizi geçirsen de aynıdır. Ama ben Apaçi helikopterlerinden atılan füzelerle ölmeyi tercih ederim.” diyerek şehadete olan özlemini dile getiriyordu.

2. Yalın Ayak Okula Gidip Doktor Olan Bir Adam

Rantisi, ailesini şöyle hikaye eder: “Bizler kendi vatanımızda onurlu ve varlıklı bir hayat yaşıyorduk Yebna'da bugüne kadar hâlâ duran doğduğum evimiz her tarafından sarılı geniş bir bahçenin içindeydi Ancak yurdumu işgal edip sahiplerini dağıtan Yahudiler bizi fakirlik kıskacı arasında ezdikçe ezdiler…” 6 yaşındayken İlk okula başlar. Fakat ailesinin maddi durumunun çok kötü olmasından ötürü, okuldan arta kalan zamanlarında çalışmak zorunda kalır. Ortaokulun sonlarındayken (1962) babasını kaybeden Rantisi'nin erkek kardeşi, ailesinin geçimi temin etmek için Suudi Arabistan'a çalışmaya gider. Rantisi, liseye girmek için hazırlandığı dönemde yalın ayak yürümektedir. Fakir olduğu için ayakkabı alacak parası yoktur. Bir gün bir yerden para bulur ve ayakkabısını alır. Annesi, ayakkabısını Suudi Arabistan'a giden kardeşine vermesini ister. Rantisi de buna hayır demez ve evine yalın ayak döner. 1965 yılında lise eğitimini tamamlayan Rantisi, eğitim bursunu kazanarak Mısır'ın İskenderiye şehrine gider. Orada üniversite eğitimine başlar. 1972 yılında üstün dereceyle tıp eğitimini tamamlar. Sonra, halkına hizmet etmek için Filistin'e döner. Han Yunus'un Nasır hastanesinde çalışır. Artık Rantisi, Filistinli çocukların yarasını saran bir çocuk doktorudur.

3. Gazze İslam Üniversitesi Öğretim Üyesi Olur

Rantisi, 1973 yılında evlenir. Düğününü yapmak isteyen Rantisi'nin mahallesinde elektrikler yoktur. Bunun için de ilk defa mahalleye elektrik hattı çektirir. Fakat, mahalleye gelen elektrik lambaları bile aydınlatmaz. Bunun için de belediyeden hattı biraz daha güçlendirmelerini ister. Belediye, Rantisi'nin ricasını kabul eder ve üç günlüğüne elektrik hattını güçlendirir. Evlendikten kısa bir süre sonra, master eğitimi için İskenderiye'ye gitmek ister. Fakat hastane, önlerine engeller koyar. Rantisi de arkadaşlarıyla birlikte greve başlar. Kazançlı çıkan taraf Rantisi ve arkadaşları olur. Mısır'a gider ve eğitime başlar. İskenderiye'de yine çocuk sağlığı üzerine master eğitimini tamamlar ve 1976 yılında Gazze'ye döner. Bu zaman zarfında İslami Külliye Yönetim Kurulu üyeliği, Gazze Arap Tıp Cemiyeti üyeliği, Filistin Kızılayı üyeliği yapar. 1978'de Gazze İslam Üniversitesi'nin açılmasından sonra bu üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlar.

4. Siyonist Düşmanla Mücadelesi Başlar

Rantisi'yi, Rantisi yapan isimlerden birisi, Mısır'daki Mahmud Iyd adlı bir hocasıdır. Hocası, Filistin davasını destekler, Enver Sedat'a şiddetli bir şekilde karşı çıkar. “Rantisi, Mahmud Iyd'in benim üzerimde büyük tesiri olmuştur” demektedir.   İşgalcilerle ilk mücadelesi 1981 yılında olur. Rantisi, ev hapsiyle cezalandırılır. Rantisi, işgalcilere vergi vermeye da karşı çıkınca tutuklanır. Kısa bir süre sonra serbest bırakılır. Rantisi, bugünlerini şöyle anlatır: “İşgal Siyonist düşman 1981'de Filistinli doktorları da -ekonomik açıdan zayıflatmak için- ek vergiler uygulamasına kattı  
'Doktorlar ek vergiyi boykot sadedinde, imza toplamayı sürdürdüler Boykot esnasında Siyonistler bana zorunlu ikamet kararı çıkardılar Bunun sonucunda ben, birkaç gün Gazze Doktorlar Cemiyetine gidememiştim Çünkü Han Yunus'ta ikamet ediyordum Daha sonra bir de baktım ek vergi ödemekten kaçınmam sebebiyle askeri mahkemeye çağırılıyorum… Tutuklanmamam için sembolik bir ödeme yapmamı istediler Ancak ben bunu da reddettim. '

5. Karar Alınır: İntifada Başlayacak !

Hemen hemen her gün, beraberindeki gençlerle birlikte işgal askerlerine karşı çatışmaya girer. İsrail askerlerine karşı sapan taşlarıyla mücadeleyi sürdürür. 7 Aralık 1987'de bir İsrailli, kamyonetiyle Filistinli işçileri taşıyan araca kasıtlı olarak çarpar. 4 Filistinli şehid olur. Filistin'de sular durulmaz. İhvan-ı Müslimin'in Filistin'deki 7 lideri 9 Aralık akşamı toplanır. Bu liderlerden birisi de Rantisi'dir. Liderler karar verirler: İntifada Başlayacak!

6. DefalarcaTutuklanır

Rantisi, intifadaya karar verme süreci hakkında “1. İntifada olayı meydana geldiğinde ben Gazze şeridindeki İhvan-ı Müslimin Hareketinin 7 yöneticisinden biriydim Siyonistlerin bir aracı Filistinli işçileri taşıyan bir arabaya çarpmış, içindekilerin hepsi ölmüştü… Filistinliler sokağa döküldü… Meydana gelen olaylarda bir şehid, birkaç tane de yaralı vardı” demişti.   Rantisi, İntifada kararının verilmesinden sonra halkı örgütleme faaliyetlerine öğretim görevlisi olarak çalıştığı Gazze İslâm Üniversitesi'nden başlar.   İntifada'nın başlamasından kısa bir süre sonra 15.01.1998 tarihinde, İntifada'dan tam 37 gün sonra işgal askerleri evini basar ve lider kadrosundan ilk tutuklanan isim olarak kayda geçer.   Rantisi, tutuklanış anı hakkında
“Bir cuma gecesi bir de baktım ki, işgal askerlerinden çok büyük bir güç evimi kuşatmış Bazı askerler bahçe duvarından içeri atlamak için tırmanıyordu. Bu arada kalabalık bir asker grubu da dış kapıyı şiddetle vuruyor ve korkunç sesler çıkarıyorlardı. Bu seslerden dolayı yattığım odanın bitişiğinde kalmakta olan küçük çocuklar korktu. Ben, hemen yataktan fırladım ve yattığım odanın kapısına dayandım. Niyetim askerleri içeri sokmamaktı. Askerlerden üç tanesi içeriye zorla girmeye çalışınca onlara yumruklarla mukavemet ettim. Bunun sonucunda askerlerden biri yaralandı Tam bu esnada bir subay sesi duyuldu. Askerlere oradan uzaklaşmalarını ve çatışmayı kesmelerini emrediyordu. Daha sonra subay benden elbiselerimi giymemi istedi. Ben de elbiselerimi giydim ve onlarla dışarı çıktım. Gözlerimi bağladılar. Arkadan zincirlenen ellerim hemen şişti Uzun süre ellerim tutmaz durumda kaldı”
21 gün hapis yatan Rantisi, sonrasında serbest bırakılır.

İkinci kez tutuklanışı, 4.03.1998 tarihinde gerçekleşir. Bu defa 2.5 sene hapis yatar. Hamas'ın kuruluşuna katılmakla suçlanır. 04.09.1990 tarihinde serbest bırakılır. Üçüncü defa, 14.12.1990 tarihinde daha tutuklanır ve bir yıl hapis yatar.

Tarih yaprakları 17.12.1992'yi gösterdiğinde, Rantisi'ye Güney Lübnan'ın Mercu'z-Zuhr bölgesine sürgün kararı çıkar. 416 arkadaşıyla beraber kaldığı Mercu'z-Zuhr'da arkadaşlarının sözcülüğünü yapar.

7. Hücrede elleri ve ayakları bağlı bir başına !

İzak Rabin'in döneminde 416 Filistinli, toplu bir şekilde ve gözleri ve elleri bağlı halde Güney Lübnan'ın Mercu'z-Zuhr bölgesine bırakıldılar. BM 799 sayılı kararıyla, sürgüne gönderilenlerin, ülkelerine dönmelerini talep eder. Fakat İsrail, bu kararı uygulamaz. Sürgün, 17 Aralık 1993 tarihine kadar devam eder. Bu direniş, toplu sürgün kararlarının kapısını günümüze kadar kapatmıştır.

Sürgünden döner dönmez yine tutuklanır ve 3.5 sene hüküm giyer. Hapisten 21.04.1997 tarihinde çıkar. Uzun bir süre mahkemeye çıkarılmayan Rantisi, Bi'ru's-Sebu hapishanesinde tek kişilik bir hücrede elleri ve ayakları bağlı bir şekilde bırakılır. Günün sadece birkaç saatinde ayakları ve kolları çözülür.

1997 yılında Gazze'ye dönmesinden sonra Şeyh Ahmed Yasin ile omuz omuza, Hamas'ı yeniden yapılandırmak için çalışmaya başlar. Hamas'ın sözcüsü ve siyasi lideri olarak görev yapar.

Gazze'ye dönmesinden kısa bir süre sonra bu defa, Filistin Yönetimi tarafından 10.04. 1998 tarihinde tutuklanır. 15 ay, Filistin Yönetimi'nin hapishanelerinde tutuklu kalır.

Rantisi, Filistin Yönetimi tarafından toplam 4 defa tutuklanır ve 27 ay hapis yatar. Her birisinde de hücre hapsiyle cezalandırılır. Filistin Yönetimi bunun dışında 2 defa daha Rantisi'yi tutuklamak ister. Fakat, halk Rantisi'nin evini çevreleyince, tutuklamaktan vazgeçerler. Son olarak 2002'de Filistin halkını yönlendirecek bir açıklama yapmaması şartıyla serbest bırakılır.

8. Apaçi Helikopterler Rantisi’yi Füze Saldırısıyla Şehid Eder

İsrail ordusu, 10.06. 2003 tarihinde Rantisi'ye suikast düzenler. Fakat, Rantisi bu saldırıdan sağ olarak kurtulur. Şehadetinden 3 hafta önce de yine bir suikast düzenlenir. Fakat bundan da sağ olarak kurtulur.   Rantisi, 17.04.2004 tarihinde Gifari mahallesinde bulunan Cela caddesinde akşam saatlerinde İsrail savaş helikopterleri tarafından düzenlenen füze saldırısında şehid olur.   Rantisi'yle birlikte bir oğlu ve iki koruması da şehid edilir. Prof. Rantisi göğüs ve boyun kısımlarından isabet almıştı.

10. Tanıdığım En Hoş Terörist !

ABD'li gazeteci onunla yaptığı röportajdan sonra onu böyle tanımlıyordu: Tanıdığım en hoş terörist ! İşte röportajdan bir kısım:   'Şehadet bombalamaları'nın misilleme olduğunda, İsrail'in cinayetlerine ve katliamlarına birer yanıt olduğunda ısrar ediyordu. Bir özgürlük savaşçısının dilinden konuşuyordu.
"Fransızların Almanlara yaptığının, Cezayirlilerin Fransızlara gösterdiği direnişin, Vietnamlıların Amerikalılara gösterdiği direnişin aynısını gösteriyoruz,"
diyordu. Tek başına ele alındığında akıl yürütme biçimi baştan çıkarıcıydı. Orada bizimle birlikte bulunan İngiliz bir ekip de dahil, sol kanattan Avrupalı gazetecileri nasıl etkisi altına aldığı görülebiliyordu. Ama seçtiği sözcüklerde meşum, alaycı bir şeyler vardı; ya da daha doğrusu tek bir sözcükte, işgal sözcüğünde. Dünyanın büyük bir kesimi için, işgalin 1967'de, İsrail Batı Şeria ve Gazze'yi ele geçirdiğinde Filistinlilerin başına gelen şey demek olduğunu biliyordu. Sözcük geçiciliği, uzlaşmayı çağrıştırıyordu. Ama Rantisi'ye, kuruluşuna katkıda bulunduğu örgüte göre işgalin tarihi 1967'ye, hatta İsrail devletinin kurulduğu 1948'e bile değil, bundan onlarca yıl öncesine Siyonistlerin Filistin mandasında topraklar satın almaya başladığı yıllara uzanıyordu. İsrail'in tamamı işgal edilmiş topraklardan oluşuyordu. Rantisi, ateşkesten bahsediyordu, ama bunlar anlamsızdı. Sunduğu barış planı basitti:
Beş milyon Yahudinin gitmesi gerekiyordu, barış bundan sonra gelecekti. O zamana kadar cihad olacaktı.

Oy verin

2 puan
Upvote Downvote

Total votes: 2

Upvotes: 2

Upvotes percentage: 100.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

This post was created with our nice and easy submission form. İçeriğinizi oluşturun !

Bir Cevap Yazın