
Her şeyden önce, Usame’yi tanıyor muyuz?
Kimdi? Ne yapmak istiyordu?
Herkes bir şeyler söylemektedir. Olmadık senaryolar uydurulmaktadır.
Ama kimse, söylediklerini, sahih kaynaklarla dillendiremiyor.
Müslüman, gelişen her olayı, Asr-ı Saadet mantığı çerçevesinde görmek ve değerlendirmek zorundadır.
Siyonizm/ Haçlı ittifakının kontrolünde ki, yerli ve yabancı basının tanıtımı ile hareket edersek, vay halimize..!
Onların, özellikle “İslam” söz konusu olduğunda, siyahı ak; akı siyah, gösterdikleri kesin..!
Usame’yi, tanındığı kadarı ile anlamaya çalışırsak;
Net bilinenlerden hareketle;
O, her şeyden önce müslümandı.
Bütün ifadeleri ve yaşam şekli bunu ortaya koyuyordu.
Kesin olan ikinci şey, onun milyar dolarlara sahip, iyi yetişmiş köklü bir ailenin çocuğu olmasıydı.
Ne demekti milyar dolara sahip olmak?
Ülkemizde sadece 30 kişinin milyar dolara sahip olduğunu düşünürsek, bu servetin ne demek olduğunu anlamış oluruz;
“Elini soğuk-sıcak suya dokundurmadan özel yalılarda, özel helikopter ve uçaklara sahip ve ömür boyu lüks bir yaşam hakkına sahipti” demektir.
Kesin olan Üçüncü şey, bu insanın dağlarda mağaralarda yaşıyor olması idi.
Peki, durum bu iken,
onu, elinin altındaki bütün bu imkânları, elinin tersiyle itip; bir dağın kuytu bir mağarasının, soğuk taş zemininde, bir tas sıcak çorbaya hasret; bir yaşama ve savaşa iten neydi?
Acaba, terörist olma histerisi mi tutmuştu?
Yoksa bazıları gibi, k…’nın bir koltuğa değmesi için, olmadık tabasbus kılıklara girerek, birilerinin olurunu almak için; önünde taklalar ata ata; koltuğa sahip olunca da; kasıla kasıla garip gurabayı hakir görme seviyesizliğini gösterecek kabiliyete mi sahip değildi?
Yoksa dünyanın her tarafında, Müslüman kanı akıtan büyük şeytanın, şeytani desiselerine, artık sabrı mı taşmıştı.
Bugün, başta kutsal beldeler olmak üzere; Irak, Afganistan, Filistin, Kuveyt, Pakistan ve aslında tüm İslam coğrafyası ABD’nin işgali altında.
Gün gösteremezsiniz ki, Müslüman kanı dökülmemiş olsun!
ABD dediğimiz devlet, dünyanın ta diğer yakasında,
Ortadoğu da ne arıyor? Neyini kaybetmiş?
Giriyor, işgal ediyor; yıkıyor, yakıyor, öldürüyor..!
Dur durak nedir bilmiyor ve de sınır tanımıyor!…
Artık tüm bunlar “kafaya tak etmiş” olacak ki, inandığı değerleri uğruna; malı, mevkiiyi, tüm dünya şatafatını bir kenara iterek, bir şahadet hasretlisi olarak, bu davayı omuzlamaya kararlıydı!
Onun devleti yoktu. Onun tankı, topu, uçağı, füzesi yoktu.
Çıkmıştı Tora Bora dağlarının başına ve şöyle diyordu;
“Allah adına yemin ederim ki, Amerika ve bütün batılı silahlı ateistler, kutsal toprakları terk etmeden, Filistin güvenli bir yer haline gelmeden, onlar asla güvenlik nedir bilmeyecekler.”
Dünyanın en süper güçlerine meydan okuma, ancak bir şahadet hasretlisinin kaldıracağı şeydi!
İnandığını söylediği değerleri, dünyevi arenada yükselmek için basamak yapanlar; Dünya ve içinde kilerini uhrevi davada yükselmek için basamak yapanları anlayamazlar!
Duruşlar farklı, bakışlar farklı, görüşler farklıdır...
Bir olay anlatılır;
“Başörtüsü yasağı” nedeniyle, İstanbul Üniversitesinin kapısından kovulan, üniversitenin iki kız öğrencisi; ağlaya ağlaya Sultan Ahmet tarafına doğru yürürler. Kızlardan birinin iyice sinirleri bozulmuş olacak ki, birden başında ki başörtüsünü çıkarır ve öyle yürümeye devam eder. Diğer arkadaşı müdahale eder;
-“Erkeklerin olduğu bir ortamdasın, nasıl başını açabiliyorsun?” Diye çıkışır.
Arkadaşı cevap verir;
-“Hangi erkekler?
Ben erkek göremiyorum ki!
Kızlarının başörtüsüne sahip çıkamayan, şu yığınlar mı erkek?
Tek bir Müslüman erkek biliyorum. O da Afgan dağlarının başında ki mağaralarda yaşayan Usame bin laden’dir.
Ne zaman o buraya gelirse; İşte o zaman erkek olduğundan dolayı, bende başımı örterim.” der.
…
Uluslar arası ve ulusal yayın yapan Siyonist/Haçlı ittifaklı medya kuruluşları, Usame bin Laden hakkında o kadar olumsuz yayın yaptılar ki, bu isim insanımıza artık çok itici gelmeye başladı.
“28 Şubat” öncesi dönemi hatırlayın!
Tv’ler, Ali Kalkancı ve gurubunun, “sakallı baş sallamalarını” o kadar veriyorlardı ki, bilmeyende zannederdi ki, bu ülkede milyonlar her gün böyle baş sallama nöbetlerine tutuluyor.
Ama sonra, baş sallayanlar ile onu tekrar tekrar gösteren tv’lerin aynı yere bağlı, aynı görevi yaptıkları ortaya çıkmadı mı?
Ülkemiz Müslüman’ı, halen bu hengâmeyi aşmış değil.
Ne uluslar arası Siyonist medyayı ve ne de onların yerli uşaklarını yeterince tanımıyor! Onların sergilediklerini de, biliyor değil!
Halen bu medyanın oluşturduğu tablonun etkisindedir.
Dolayısı ile devamlı kafası karışıktır!
…
“Usame Bin Laden’in öldürüldü” haberine, bakınız ulu erkânımız neler buyuruyorlar;
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül: “Büyük bir memnuniyetle karşılıyorum” derken,
Meclis Başkanı, M.Ali Şahin de : “Su testisi suyolunda kırılır” diyordu.
Büyük koltuk sahibi beyler,
Mahşer günü, o şehit karşınıza çıkarda,
Bu söylediklerinizin hesabını sorarsa,
Sizin, acep var mı bir cevabınız?
“Oturduğumuz koltukların hatırına konuştuk” demeniz, acep kurtarır mı sizi?
…
ABD defalarca Usame’yi öldürdüğünü söylemişti.
Hepsi yalan çıktı.
Yine öldürdüğünü söylemektedir.
“Bu sefer kesin” diyor. Ama dünya bundan da emin değil.
“Çatışmada öldürüldü” demenin üzerinden, daha 24 saat geçmedi ki, bu kez,
“silahsız olduğunu ama mukavemet ettiğini” söylüyor.
Yarın ne diyeceği de belli değil.
Burada kesin olan tek bir şey var; ABD’nin yalan söylediği.
ABD’nin yalan söylediği kesin.
Denize attıklarını söylüyorlar.
Siyasetlerini yalan üzerine kurmuş bu insanlara ne kadar inanılabilinir, bilemiyorum.
…
Burada Üç ihtimal var;
a)Ya Usame durduğu yerde yaşamaya devam ediyor. Zira ceset yok, ortada bir resim bir delil de yok…
b)Ya da yakalandı, işkenceler altında sorgulanıyor. Sorgulama sonucu, öldürmeye kararlı olduklarından; şimdiden öldürdük diyorlar.
c)Yahut da, söyledikleri gibi Usame’yi şehid ettiler.
Ben, ABD zihniyetini tanıyorsam; ikincisinin doğru olabileceği kanaatine varıyorum.
Birincisi veya ikincisi doğru ise, zaten Usame yaşıyor demektir.
Üçüncüsü doğru ise, Usame yine yaşıyor demektir.
Şöyle ki;
Usame, “11 Eylül İkiz kule saldırılarının” gerçek organizatörü ve faili ise;
Usame, “uçaklarla, o İkiz kule saldırılarını gerçekleştirebilecek, fedakâr insani güce ve teknolojik kapasiteye sahipti” demektir.
O saldırıyı yapabilen güç, “Bu gün bu katliam karşısında da, suskun kalmayacak” demektir.
Yani yakında Usame, manen devrede olacak ve savaşı devam edecektir.
Kâinatın ve her şeyin sahibi Allah (cc);
“Allah yolunca öldürülenlere, ölüler demeyin onlar diridirler.Siz bunun şuurunda değilsiniz”..
Demiyor mu ?.
O “Ölmeyenler Kervanı’na”, katılmış olanlara, hiç “öldü” denir mi?
“Allah yolunda öldürülenlere ölü demeyin” diyorsa, Kâinatın sahibi;
Biz nasıl “öldü” deriz?
Şehitler ölmediğine göre, Usame de ölmedi.
Ve Usame bin Laden, her halükarda yaşıyor.
Rabbim bizlere de Şahadet yolunu açsın,
O nimetini bizlere de nasip etsin.
…
Yorumlayan: |
onr uzn |
Tarih:15 Haziran 2011 Çarşamba Saat 14:07 |
dsfsfsf
HANI O 11 EYLUL DEMIS YA O KOMPLO AGIR CEKIMDE UCAK CARPMIO TAM BOLE KULEYE GIRER GIBI OLUO ORDAN SNRA YOK OLUO ALTTAN PATLATMA SISTEMIYLE COKELTILDI BILENLER BILIO AMERIKANIN DOGUYA YAPTIGI OYUN. |
||
Yorumlayan: |
ATİLLA EREN |
Tarih:21 Mayıs 2011 Cumartesi Saat 03:29 |
USAME BİN LADEN YAŞIYOR
Yorumunuz kriterlerimize uymadığı için yayınlanmamıştır. |
||
Yorumlayan: |
bayram çiçek |
Tarih:19 Mayıs 2011 Perşembe Saat 17:39 |
teşekkür
hocam allah razı olsun. aynen katılıyorum |
||
Yorumlayan: |
hasan aydın |
Tarih:19 Mayıs 2011 Perşembe Saat 02:03 |
BİZLER GERÇEKTEN ALLAHA KULLUK HAKKINI, ÜMMETLİK HAKKINI YERİNE GETİREBİLİYORMUYUZ??
s.a Gerçek bu iken 'neyapalım elimizkolumuz bağlı' diyoruz. nede güzel yalan konuşabiliyoruz hemde hiç içimiz yanmadan, acımadan. kaçzaman daha susacağız kardeşlerimiz islam dinini sinyonistlere, haçlı zihniyetine karşı savunurken şehit düşüyorlar. peki biz ne yapıyoruz? hiç birşey... arkadaşlar samimi olalım. bu olaylar yarın bizimde başımıza gelemezmi? o zaman ne olacak? kim yardım edecek bize? islamı ehlisünneti savunca diyer ılımlı islamcı(islamdan haberi olmayan, islamı kendi kafasına göre yorumlayan, kendisi nass'a değilde nass'ı kendine göre yorumlayan) bizlere terörist derse ne olacak sorarım sizlere... benim amacım provokasyonmu? yoksa olması gerekenmi? onlar bizim aklımızı başımızdan almadan aklımızın başına gelmesi lazım. şehadetşerbetinden içmek ne kadar önemli ise arkamızda bırakacağımız gelecekte çok önemli. herkes üzerine düşen görevi yapmalı. sağlam bir dinde asıl olan budur. herkes 'emri bil maruf nehyi anil münker' mantığıyla hareket etmeli. umarım anlaşılmışımdır.s.a |
||
Yorumlayan: |
yusuf MEMUR |
Tarih:16 Mayıs 2011 Pazartesi Saat 13:13 |
EL HAQ
RABB''im razı olsun BALKABAGI müslüman kimlikli adamlar anlamıyor ya anlatmaya çalıştıgınız için teşekkürler... |
||
Yorumlayan: |
ŞEHİD |
Tarih:11 Mayıs 2011 Çarşamba Saat 00:28 |
şehid
ALLAH RAZI OLSUN...ŞEHİD KELİMESİNİ CESARET İLE KULLANDIĞINIZ İÇİN...ÜMMETİN CESUR MÜCAHİDLERE İHTİYACI OLDUĞU GİBİ CESUR KALEMLEEDE İHTİYACI VAR. |
||
Yorumlayan: |
mehmet cansu |
Tarih:08 Mayıs 2011 Pazar Saat 21:38 |
Usame Bin Laden Yaşıyor
Yorumunuz kriterlerimize uymadığı için yayınlanmamıştır. |
||
Yorumlayan: |
.seroğlu |
Tarih:07 Mayıs 2011 Cumartesi Saat 15:51 |
...
kalemine saglık... ALLAH razı olsun... kafirler için yasasın cehennem |
||
Yorumlayan: |
Merve Demir |
Tarih:06 Mayıs 2011 Cuma Saat 21:17 |
Teşekkürler
" Cumhurbaşkanı Abdullah Gül: “Büyük bir memnuniyetle karşılıyorum” derken, Meclis Başkanı, M.Ali Şahin de : “Su testisi suyolunda kırılır” diyordu. Büyük koltuk sahibi beyler, Mahşer günü, o şehit karşınıza çıkarda, Bu söylediklerinizin hesabını sorarsa, Sizin, acep var mı bir cevabınız? “Oturduğumuz koltukların hatırına konuştuk” demeniz, acep kurtarır mı sizi? " Çok güzel.. Allah razı olsun.. |
||
Yorumlayan: |
Kuteybe |
Tarih:06 Mayıs 2011 Cuma Saat 16:22 |
Selam tüm şehidlere
Allah razı olsun. Hislerimize bi nebze tercuman oldunuz. Elbette dönüş ancak Allahadır. o kafirler kendilerinden ölümü savabilirler mi? Yahutta rablerinden kacabilecek bir yer bulabilirler mi? |
||